Suriye’de rejim güçlerine ait savaş uçaklarının, İdlib’in Han Şeyhun ilçesine kimyasal silahla saldırdığını anımsatan Bahçeli, şunları söyledi:

“ESAD ACIMASIZ VE VAHŞİ SUÇLUYA DÖNMÜŞTÜR”

“Aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu çok sayıda sivil katledilmiş, yüzlerce masum yaralanmıştır. Bu insanlık dışı cinayeti Afyonkarahisar’dan lanetliyorum. Peki mazlumlar kimyasal bombalarla öldürülürken insanlık ne yapmaktadır? Birleşmiş Milletler neyle oyalanmaktadır? 16 Nisan’da yapacağımız referandumu bulandırmaya, baltalamaya, tercihleri etkilemeye, algıları yönetmeye kalkışan Avrupa ülkeleri neyle meşguldür? Hani nerede insan hakları? Hani nerede uluslararası hukukun ilke ve kuralları? Esad katil ve insanlık düşmanıdır. Bebeklere kıyan diktatördür, adi bir suçludur. Cani Esad’ın meşruiyet ve ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır çünkü Esad kana bulanmış, acımasız ve vahşi suçluya dönmüştür.”

Bahçeli : Esad yönetimi layığını bulmuştur VİDEO

“ESAD LAYIĞINI BULMUŞTUR”

Bahçeli, ABD’nin Suriye’de rejime ait hava üssünü vurmasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu sabaha karşı Doğu Akdeniz’den atılan 59 füzeyle Suriye’nin Şayrat Hava Üssü vurulmuştur. Masumlara alçakça saldıran, bebeklere zehirli gaz fırlatan Esad yönetimi layığını bulmuş, cevabını almıştır. İdlib’in Han Şeyhun ilçesine atılan kimyasal bombaları taşıyan uçak ve konuşlandıkları üs imha edilmiştir. Esad’ın insanlık dışı saldırı ve katliamlarına verilen füzeli karşılık olumlu ve yerindedir ve de Esad Suriye’nin geleceğinden sökülüp atılmalıdır. Türkiye adaletin yanında yer almalıdır. Türkiye sivil ve masum canlara kasteden katillerin tam karşı cephesinde durmalıdır. Zulümle adalet bir arada olmayacaktır. Zulmün olduğu yerde insanlık da bulunamayacaktır.”

Yüksek Seçim Kurulundan (YSK) alınan bilgiye göre, seçmenler anayasa değişikliği için yurt dışındaki bazı temsilcilikler ile gümrük kapılarında 27 Mart’tan itibaren oy kullanmaya başladı.

915 BİN 49 OY KULLANILDI

Oy verme işleminin başladığı günden bu yana Almanya, ABD, Avustralya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Hollanda, İsviçre, Lüksemburg, Norveç, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Romanya, Suudi Arabistan, Türkmenistan, Bulgaristan ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı’ndaki temsilciliklerde 858 bin 250 seçmen oy kullandı.

Havalimanlarında oluşturulan geçici gümrük kapıları ile diğer gümrük kapılarında ise 56 bin 789 seçmen sandığa gitti. Böylece yurt dışında bugüne kadar 915 bin 49 seçmen tercihini yaptı.

ALMANYA’DA OY KULLANMA ORANI YÜZDE 37

Avrupa ülkeleri arasında en fazla Türk seçmenin bulunduğu Almanya’da 1 milyon 430 bin 126 seçmenden şu ana kadar 532 bin 227’si oy kullandı. Böylece bu ülkedeki oy kullanma oranı yüzde 37,22 oldu.

Fransa’da ise 326 bin 375 seçmenden 110 bin 766’sı sandığa gitti. 137 bin 675 kayıtlı Türk seçmenin bulunduğu Belçika’da oy kullananların sayısı da 57 bin 887’ye ulaştı.

Avustralya’da ise Sydney, Melbourne ve Canberra temsilciliklerine kayıtlı 44 bin 463 seçmenden 10 bin 970’i sandık başına gitti.

1 Nisan’da oy verme işleminin başladığı ABD’de 100 bin 42 seçmenden 19 bin 914’ü oy verdi.

KKTC’de 104 bin 507 seçmenden 15 bin 669’u, Hollanda’da 252 bin 841 seçmenden 48 bin 302’si sandık başına gitti. Romanya’da ise 6 bin 351 seçmenden 658’i tercihini yaptı.

Oy verme işleminin bugün başladığı, 25 bin 743 seçmenin bulunduğu Suudi Arabistan’da bin 167, 7 bin 393 seçmenin bulunduğu Bulgaristan’da da 445 kişi sandık başına giderek, oy kullandı.

YURT DIŞINDA 9 NİSAN’DA KAPILARDA 16 NİSAN’DA BİTECEK

Yurt dışı temsilciliklerde oy verme işlemi 9 Nisan’a, gümrük kapılarında ise Türkiye’deki halk oylaması tarihi olan 16 Nisan’a kadar sürecek.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Haley, Konsey’de yaptığı konuşmada, Esed rejiminin 6 yıl boyunca yüzbinlerce kişiyi öldürdüğünü, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine neden olduğunu, uluslararası hukuku ve BMGK kararlarını ihlal ettiğini söyledi.

ABD: ESED RUSYA’NIN DESTEĞİNİ ALACAĞINI BİLDİĞİ İÇİN SALDIRIYOR

BM raporlarının Suriye reijiminin kendi halkına karşı birçok kez kimyasal silah kullandığını ortaya koyduğunu hatırlatan Haley şöyle konuştu: “Esed’in Rusya’nın desteğinini alacağını ve sorumlu tutulmayacağını bildiği için kimyasal saldırılar düzenlemeye devam etti ama bu dün gece bu değişti. Kimyasal silahlar kullanıldığında ABD artık buna seyirci kalmayacak.  Ölümcül kimyasal silahların yayılmasını ve kullanılmasını önlemek, ABD’nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıyor.”

Artık yeter demenin ve harekete geçmenin zamanı geldiğini ifade eden Haley, “Dün gece çok ölçülü bir adım attık, daha fazlasını yapmaya hazırız ama umuyoruz gerek kalmaz.” diye konuştu.

FRANSA: ABD’NİN MÜDAHALESİ GEREKLİYDİ

Fransa’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Francois Delattre ise “Esed’in bedeli ne olursa olsun kendisine karşı çıkanları yok etmeye çalıştığını” söyledi.

ABD’nin askeri müdahalesinin “meşru” olduğunu değerlendirmesinde bulunan Delattre, “Müdahale Esed’i caydırmak için gerekliydi.” dedi.

İNGİLTERE: RUSYA CİDDİ BİR DERS ALDI; AŞAĞILANMA

İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Matthew Rycroft ise Beşşar Esed’in İdlib’de “vahşetin tanımını” yeniden yapabileceğini gösterdiğini belirterek “İngiltere ABD’nin hava saldırısını destekliyor çünkü savaş suçlarının sonuçları olur.” ifadesini kullandı.

“Esed tüm zamanların en büyük savaş suçlusudur.” ifadesini kullanan Rycroft, ABD’nin hava saldırısının işlenen suçlarla orantılı olduğunu savundu.
Esed rejimine destek veren Rusya’yı da eleştiren Rycroft, “Rusya belki savaş suçlusunu desteklemenin sonuçları hakkında ciddi bir ders aldı: aşağılanma.” diye konuştu.

RUSYA’YA VAZGEÇME ÇAĞRISI

Rusya’nın “Esed’in hayal edebileceği her şeyi” verdiğini anlatan Rycroft, Esed’in de bunun karşılığında daha fazla savaş suçu işlediğini dile getirdi.
Rycroft, Rusya’yı “başarısız” olan stratejisinden vazgeçmeye de çağırarak Rusya’nın BMGK’daki her vetosunun Suriye halkının daha fazla acılar çekmesine neden olduğunu söyledi.

BOLİVYA’YA TEPKİ

Kendisinden önce söz alan Bolivya temsilcisini de ABD’nin operasyonuna Esed’in sivil katliamlarından daha fazla tepki gösterdiği eleştirisi getiren Rycroft, “BM Şartını bu kadar önemsiyorsanız uluslararası hukuku defalarca ihlal eden diktatörü niye koruyorsunuz?” diye sordu. Bolivya’nın BM Daimi Temsilcisi Sacha Sergio Llorentty Soliz konuşmasında ABD’nin operasyonunun uluslararası hukuk ve BM Şartı’nın ihlali olduğunu savunmuştu.

RUSYA: SALDIRININ BÖLGE HALKI İÇİN KORKUNÇ SONUÇLARI OLABİLİR

Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Vladimir Safronkov da konuşmasında ABD’nin askeri operasyonunu “uluslararası hukukun açık ihlali ve saldırı” olarak nitelendirdi. “ABD’nin gayrı meşru eylemini kınıyoruz.” diyen Safronkov, “Bu eylemin bölgesel ve uluslararası istikrara yönelik ciddi sonuçları olabilir.” ifadesini kullandı.

ABD’nin kimyasal silah saldırısı konusunda “masumiyet karinesini” gözardı ettiğini de kaydeden Safronkov, “Kendi yolunuza gittiğinizde bunun bölge halkı için korkunç sonuçları olabilir.” diye konuştu.

RUSYA: ABD TERÖRÜ GÜÇLENDİRİYOR

Safronkov ABD’nin saldırısının “terörizmi güçlendirdiğini” de savunarak “Tekrar tekrar söylüyorum: Suriye silahlı kuvvetleri ülkede terörizmle savaşan ana kuruluştur. Teröristlerle kim savaşacak? Bu yasa dışı silahlı gruplar mı?” diye sordu.

Saldırının “teröristlere moral verdiğini” de söyleyen Safronkov, bunun Cenevre’deki diplomatik sürece de zarar verdiğini iddia etti.

Anayasa değişikliği için oy verme işleminin başladığı 27 Mart 2017 tarihinden itibaren gümrük kapılarındaki oylarla birlikte toplam 1 milyon 45 bin 175 seçmen oy kullandı.

1 MİLYONU GEÇTİ

AK Parti Yurtdışı Seçim Koordinasyon Merkezi’nden alınan bilgilere göre, halk oylamasına 12 günde toplam 978 bin 501 kişi katıldı. Gümrük rakamlarıyla beraber bu sayı 1 milyon 45 bin 175’e ulaştı.

Yetkililer, devam eden ülkelerdeki seçime katılım oranının yüzde 37,32’ye ulaştığını vurguladı.

1 KASIMA GÖRE YÜZDE 20 ARTIŞ

1 Kasım Milletvekili Seçimlerinde sandıkların kapanmasına 2 gün kala toplam oy kullananların sayısı 814.427 bin iken, Cumhurbaşkanlığı Halk Oylaması’nda bu rakam 978 bin 501 kişi olarak kayda geçti. 1 Kasım seçimlerin bitmesine kalan aynı süre ile karşılaştırıldığında toplam oy kullanımı ise yüzde 20,14 artış gösterdi.

Önümüzdeki 2 günde günlük ortalama %7’lik bir katılım olması durumunda genel katılım oranının %51-52 civarında olacağı ön görülüyor.

EN FAZLA OY ALMANYA’DAN

Avrupa ülkeleri arasında en fazla Türk seçmenin bulunduğu Almanya’da 1 milyon 430 bin 126 seçmenden şu ana kadar 552 bin 121’i oy kullandı. Fransa’da ise 326 bin 375 seçmenden 116 bin 080’i sandığa gitti. 137 bin 675 kayıtlı Türk seçmenin bulunduğu Belçika’da tercihini kullananların sayısı da 60 bine ulaştı.

Halk TV’de yayınlanan ve Uğur Dündar’ın sunduğu, Müjdat Gezen ile Yılmaz Özdil’in katıldığı Halk Arenası programında Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan ilgiyle bahsedildi.

SAADET’İ ÖVE ÖVE BİTEREMEDİLER

Dönemin “Öğrenciler Cuma’ya gitti şok şok” haberciliği yapan gazetecisi Uğur Dündar’ın dindar/muhafazakar tabanı olan Saadet’i ve genel başkanını övmesinin nedeni tabii ki 16 Nisan referandumu.

Programda Uğur Dündar Karamollaoğlu’ndan “Entelektüel birikimi olan, demokrasiye inanan yurtsever bir insan” sözleriyle bahsederken, Yılmaz Özdil de Kıbrıs Barış Harekatı’nı örnek gösterdi.

İşte o sözler:

Halk Arenası’nda Saadet Parti’sine övgü dolu sözler VİDEO

UĞUR DÜNDAR

Şu sıralar Saadet Partisini ve başkanını yakından takip ediyorum. Karamollaoğlu, hakikaten çok olgun, evrensel demokrasi anlayışıyla çok tutarlı konuşmalar yapıyor. Kendisini ilk kez tanıdım bu konuşmalarla. Kendisinde bir yurtseverlik bir entelektüellik görüyorum.

YILMAZ ÖZDİL

Milli görüşle AKP bir yol ayrımında. Şu an yaşadığımız imece ortamı, Kıbrıs Barış Harekatı’ndaki imece ortamı. O dönem Erbakan’la Ecevit’in Kıbrıs’a çıkması neyse, bugün yapılan da aynı imecenin ürünüdür.

Referandum sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Hayır’ oylarının önde olduğunu belirtti.

Katılım oranı ne kadar yükselirse hayır oylarının o derece yükseleceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, herkesin sandığa gitmesi gerektiğini belirtti ve yurt gezileri sırasında yaptığı bazı tespitleri de gazete yöneticileriyle paylaştı. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“HAYIR ÇIKACAĞINA EMİNİM, KÖYE GİTTİM”

“Referandumdan hayır çıkacağından eminim. Daha önce bize sadece 3 oy çıkan bir köye bile gittik. Köyün tamamı hayır diyor. Oturmuşlar hayır deme kararı almışlar. Çünkü ‘Bir insana bu kadar yetki verilmez’ diyorlar. Katılımın yüksek olması çok önemli. O zaman hayır oranı katlanır.

“BİZE HİÇ OY ÇIKMAMIŞ KÖYLERE GİDECEĞİZ”

İşleri güçleri Kılıçdaroğlu. Ben olmasam miting yapamayacaklar. Polemiğe girmeyeceğim. Konu anayasa olduğu için değişiklik istenen maddelere yoğunlaşmamız gerekiyor. Bugün, bize hiç oy çıkmamış 150 köyün muhtarıyla konuşacağız. Referandum sürecini değerlendireceğiz. Seçimlerde istediğin partiye oy ver. Ama referandumda hayır de.”

“SURİYE’DEKİ KİMYASAL SALDIRI İNSANLIK SUÇU”

Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin ve dünyanın bir ortak gündemi oluştu. Suriye’de kullanılan kimyasal silahlarla ilgili. Kimyasal silahların kullanılması insanlığa karşı suçtur. Bu konuda Suriye’de rejimin rolünün belirlenmesi hepimizin ortak görevidir. BM’nin bu konuda duyarlı bir politika izleyeceğine eminiz.

“SORUMLULARINDAN BİRİ DE TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİŞTİKASI”

Anayasa değişikliği felaket getirecek. 16 Nisan’da herkes sandığa gitmeli. Güvenliği sağlamalıyız.

Eğer Türkiye o yanlış adımları atmasaydı, bugün Suriye’de ve Ortadoğu’da böyle bir tablo çıkmazdı ortaya. Bugün böyle bir tablo ortaya çıkmışsa, bunun sorumlularından birisi de Türkiye’nin dış politikasıdır ” şeklinde konuştu.

Türk Silahlı Kuvvetlerince, Diyarbakır, Şırnak, Batman, Tunceli, Hakkari ve Kars’ta PKK’ya yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda son bir haftada 36 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

AZİMLİ VE KARARLI MÜCADELE SÜRÜYOR

TSK’dan son bir hafta yapılan terörle mücadele ilgili yapılan değerlendirmede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ülkenin ve milletin güvenliğini sağlamak maksadıyla; yurt içerisinde bölücü terör örgütüne (BTÖ) karşı azimli ve kararlı mücadelesini sürdürürken, Suriye kuzeyinde güvenliğin sağlanması ve bölgede terör nedeniyle göç etmiş halkın geri dönüşüne destek kapsamındaki faaliyetlerini sürdürdüğü vurgulandı.

OPERASYONLAR ARALIKSIZ SÜRÜYOR

Teröristle Mücadele Harekâtı kapsamında; bölücü terör örgütünün sürekli barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergâhı olarak kullanması sebebiyle büyük önem taşıyan bölgeleri geçtiğimiz hafta içerisinde teröristlerden temizlemek ve bahar-yaz dönemine yönelik hazırlıklarını kısıtlamak maksadıyla başlatılan operasyonlara aralıksız devam edildiği kaydedildi.

Bu kapsamda, Diyarbakır Kulp – Lice – Hani, Şırnak Beytüşşebap – Akçay, Batman Gercüş, Tunceli Merkez (Kutu Deresi Bölgesi), Hakkâri Yüksekova ve Kars Sarıkamış bölgelerinde büyük ve orta çaplı operasyonlar icra edildiği ifade edildi.

36 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

İcra edilen operasyonlarda; 36 terörist etkisiz hale getirildiği kaydedilerek 26 piyade tüfeği, 1 uçaksavar makineli tüfek, 47 el bombası, 3 roketatar ele geçirildiği, 10 mayın, 11 EYP tespit edilerek imha edildiği bildirildi. Ayrıca, yaklaşık 850 kg amonyum nitrat, 20 kg TNT ile çok miktarda değişik çap ve cinste mühimmat ile EYP yapımında kullanılan kablo, fünye ve patlayıcı madde ele geçirildiği ifade edildi.

SIĞINAKLAR İMHA EDİLDİ

Teröristler tarafından kullanılan 21 sığınak, barınak ve depo bulunarak kullanılamaz hale getirildiği belirtilerek, BTÖ’nün en önemli finansal kaynaklarından olan kaçakçılık ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler neticesinde; 156 kg kubar esrar, 4 kg uyuşturucu ve 25.300 paket kaçak sigara ele geçirildiği kaydedildi.

4 ASKER ŞEHİT OLDU, 21’İ YAKALANDI

Etkili hudut denetim ve kontrolleri sonucunda sınırlardan yasa dışı yollardan geçmeye çalışan 4 bin 913 kişi yakalandığı belirtilerek,”4 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 21 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır” denildi.

Yapılan değerlendirmeye göre; bu hafta özellikle Diyarbakır Kulp – Lice- Hani, Şırnak Beytüşşebap-Akçay, Batman Gercüş, Tunceli Merkez (Kutu Deresi Bölgesi), Hakkâri Yüksekova ve Kars Sarıkamış bölgelerinde yürütülen operasyonlar sonucunda bölücü terör örgütüne ağır darbe indirilmiş ve örgütün önemli kayıplar vermesi sağlandı.

PLANLANAN EYLEMLER ENGELLENDİ

Tespit edilen sığınaklarda ele geçirilen silah, mühimmat ve patlayıcı madde yapımında kullanılan malzemeler imha edildi, örgütün hain emellerine yönelik gerçekleştirmeyi planladığı bazı eylemler daha planlama aşamasında engellendi.

Hudut bölgelerinde alınan tedbirler sayesinde hafta içinde yaklaşık 5 bin kişi yakalandı ve çok miktarda uyuşturucu madde ve kaçak sigara ele geçirildi. Bölücü terör örgütünün önemli gelir kaynaklarından olan uyuşturucu ve kaçakçılık faaliyetleri, hudut hattında alınan etkili tedbirlerle engellendi.

“EN SON TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLENE KADAR”

Türk Silahlı Kuvvetleri; geçtiğimiz yıl içerisinde teröristle mücadelede kazandığı tempoyu 2017 yılında da muhafaza ederek BTÖ’nün bahar aylarından itibaren eylem yapamaz hâle getirilmesi maksadıyla operasyonlarına devam ettiği vurgulanarak “Bundan sonrada cennet vatanımızın sınırlarında güvenliği sağlamak ve vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini temin etmek için bölücü terör örgütü ile mücadelesine en son terörist etkisiz hale getirilinceye dek devam edecektir” denildi.

Suriye’nin kuzeyindeki harekat Suriye kuzeyinde icra edilen harekât kapsamında; hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak ve sivilleri korumak/yaşanan terör olaylarından zarar görmesini engellemek maksatlarıyla icra edilmekte olan harekâtta, TSK tarafından desteklenen ÖSO’nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azaz-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskûn mahal ve 2.015 km’lik alan kontrol altına alındı.

SALDIRILARIN DURDURULMASINA YÖNELİK TEDBİRLER DEVAM EDİYOR

Bab ilçe merkezi, Kabbasin ve Bzagah bölgelerinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK / PYD terörist unsurlarının Afrin’den doğuya, Münbiç’ten batıya doğru olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edildiği kaydedilerek şöyle denildi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hak ve menfaatlerinin korunmasına destek olmak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla, milli birliğimizi ve bölünmez bütünlüğümüzü hedef alan başta PYD/YPG/PKK, FETÖ/PDY ve DEAŞ olmak üzere diğer tüm terör örgütleriyle mücadelesini kesintisiz olarak sürdürecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, yüce Türk Milletinin emrinde, kendisine tevdi edilen tüm görevleri, geçmişte olduğu gibi bugün de yerine getirme azim ve kararlılığındadır.”

Sağlık Bakanlığı, Suriye’de düzenlenen kimyasal saldırı sonrasında Türkiye’de tedavi altına alınan yaralılar ve otopsi sonuçlarıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, “Hatay’daki hastanelerde 30, Adana Balcalı Üniversite Hastanesinde 1 olmak üzere toplam 31 yaralı bulunmaktadır. 3 ağır yaralı hayatını kaybetmiştir. İlk tahlil sonuçlarına göre hastalarda kimyasal maddeye (Sarin) maruz kaldıklarını düşündüren bulgulara rastlanmıştır. 3 cenazeye, Uluslararası Kimyasal Silahları Önleme Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü yetkililerinin refakatiyle otopsi işlemi yapılmıştır. Kimyasal Silah Önleme Örgütü tarafından alınan örnekler kendilerince Lahey’de tetkik edilecektir” denildi.

SAĞLIK BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI

Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ” Suriye’de yaşanan patlama sonrasında Türkiye’de tedavi altına alınan yaralılar ve otopsi sonuçlarıyla ilgili son durum şöyledir; Hatay’daki hastanelerde 30, Adana Balcalı Üniversite Hastanesinde 1 olmak üzere toplam 31 yaralı bulunmaktadır. 3 ağır yaralı hayatını kaybetmiştir. İlk tahlil sonuçlarına göre hastalarda kimyasal maddeye (Sarin) maruz kaldıklarını düşündüren bulgulara rastlanmıştır. Adana Adli Tıp Kurumunda 3 cenazeye, Uluslararası Kimyasal Silahları Önleme Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü yetkililerinin refakatiyle otopsi işlemi yapılmıştır. Otopside ilk bulgular olarak akciğer ödemi, akciğerlerin ağırlıklarında artış ve akciğerde kanama tespit edilmiştir. Bu tespitler, yaralanmanın kimyasal silah kullanımına bağlı olduğunu düşündürmektedir. Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilen vücut dokuları ve sıvılarından alınan örneklere gerekli kimyasal ve toksikolojik inceleme yapılmaktadır. Kimyasal Silah Önleme Örgütü tarafından alınan örnekler kendilerince Lahey’de tetkik edilecektir. Tahlil ve otopsi sonuçları kamuoyu ile paylaşılacaktır.”

Kimse evet çıkacak ve ülkemiz daha da karanlık günlerin kapısını aralayacak(!) diye ağlamaz, yalan bu.

250 SANATÇI ‘HAYIR’ ORGANİZASYONU YAPTI

Kendine sanatçı diyen ve hayır üzerinden kirli bir propaganda yürüten 250 kişi referandum kararını bir organizasyonla resmen ilan etti, hayır diyeceklerini duyurdu.

“ANNEM VURULACAĞIM DİYE KORKUYOR”

Pelin Batu bu toplantıda konuşurken birden ağlamaya başladı. Ağlamasının gerekçesini de şu sözlerle açıkladı: Anneme yalan söyledim çünkü annem benim için korkuyor. Kızının hapse girmesinden korkuyor. Kızının sokakta vurulmasından korkuyor. Ben ‘Hayır’ diyorum.

HDP’YE DESTEK VERİRKEN, GURURLANIYORDU

Bilindiği gibi 7 Haziran seçimlerinde bazı CHP’li kemalistler, HDP barajın üstüne çıksın ve AK Parti’nin tek başına iktidar şansını yok etsin diye, terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’oy vermiş ve bunu ilan etmişti. Pelin Batu da o insanlardan biriydi.

PELİN BATU HABERİNE YORUM YAĞDI, ŞEHİT ANNELERİNİN GÖZYAŞLARI HATIRLATILDI

Pelin Batu’nun ağlamasını manşete taşıdığımız dakikadan itibaren okurumuz tarafından haber yorum yağmuruna tutuldu. 1 saat içinde 600’ün üzerine çıkan yorumların önemli bir bölümünde Pelin Batu’ya, askerlerimizi şehit eden PKK’nın partisi HDP’ye olan desteği hatırladıldı, şehit düşen asker/polisin aileleri anımsatıldı.

Pelin Batu HDP’nin arkasında dururken, kaç asker annesi, eşi, çoçuğu gözyaşlarına boğuldu, bunu hiç düşünüyor mu?

Kimi zaman gerçek insanın yüzüne bir tokat gibi çarpar. İşte Pelin’in yüzüne çarpılan o tokatlardan biri, Ensonhaber okurundan geldi:

PELİN BATU AĞLAYARAK ‘HAYIR’ DEDİ

MİT Müsteşarlığından yapılan yazılı açıklamada, son günlerde ana muhalefet partisi tarafından gündeme getirilen ve teşkilatı hedef alan birtakım iddiaların, FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz darbe girişimini sulandırma çabalarıyla örtüştüğünün görüldüğü bildirildi.

İDDİALARA CEVAP

MİT’in, yabancı güçler ve terör örgütlerince uygulanan bu tür psikolojik harp odaklı iddiaları muhatap almadığı vurgulanan açıklamada, “Buna karşın, tarihin kaydettiği bu olağanüstü günlerde, bu iddiaların ana muhalefet partisi tarafından da gündeme getirilmesi, cevap verme zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.” ifadelerine yer verildi.

ADİL ÖKSÜZ MİT’E ÇALIŞMADI

Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Adil Öksüz, Milli İstihbarat Teşkilatının terör örgütü içerisindeki kaynağı olmamıştır ve Milli İstihbarat Teşkilatına çalışmamıştır. Adil Öksüz’ün nasıl serbest kaldığı konusu yargının işi olup, ilgili makamlar tarafından gerekli soruşturma ve takibat yapılmaktadır.

BYLOCK’UN ÇÖZÜLMESİ…

ByLock programının çözülmesi, FETÖ/PDY’nin çökertilmesinde, ilişki ağının deşifre edilmesinde ve mensuplarının devletten ayıklanmasında kullanılan önemli kaynaklardan biridir. İstihbari çalışmalar neticesinde elde edilen ByLock’a ilişkin tespitler, Mayıs 2016 tarihinden itibaren çalışmaya konu ham verilerle birlikte adli makamlar, güvenlik birimleri ve diğer ilgili makamlarla eş zamanlı olarak paylaşılmıştır.

FETÖ’NÜN İDDİALARI KILIÇDAROĞLU’NUN DİLİNDE

Bu itibarla, FETÖ/PDY örgütü tarafından dile getirilen mesnetsiz iddiaların, ana muhalefet partisi tarafından da dillendirilmesi, FETÖ/PDY mücadelesine olumlu bir katkı sağlamadığı gibi milli güvenliğimize de zarar vermektedir.”