Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak, Türk hava sahasında 23 Temmuz Pazar günü, bin 443 transit hava trafiğiyle (overflights) tüm zamanların rekorunun kırıldığını söyledi.

ARTIŞ SÜRÜYOR

Ocak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivil havacılık alt yapısına yapılan yatırımlar ve uygulamaya konulan kararlarla bu alanda dünyanın en hızlı gelişen ülkeleri arasına giren Türkiye’de, son yıllarda uçakla seyahat eden yolcu sayılarında önemli artış görüldüğünü belirtti.

15 YILDA 55 NOKTAYA SEFER

Son 10 yılda havayoluyla taşınan yolcu sayısının her yıl ortalama yüzde 10,5 artarak 62 milyondan 174 milyona yükseldiğini kaydeden Ocak, yurt içinde 2002’de iki merkezden 26 noktaya sadece Türk Hava Yollarının (THY) tarifeli sefer düzenlediği Türkiye’de, aradan geçen 15 yılda, iç hatlarda 6 havayolu şirketiyle 7 merkezden toplam 55 noktaya sefer yapıldığını ifade etti.

UÇUŞ NOKTALARI KATLANARAK ARTTI

Ocak, 2003’te yurt dışında sadece 60 uçuş noktasına sefer düzenlenirken Haziran 2017 sonu itibarıyla bu sayının toplam 295 noktayı bulduğunu bildirdi.

Türk hava sahasında bu yılın ilk altı ayında gerçekleşen transit üst geçişler dahil uçuş sayısının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,8 artış gösterdiğini aktaran Ocak, “Geçen yılın ocak-haziran döneminde, 863 bin 796 olan uçuş sayısı, bu yılın aynı döneminde 870 bin 853 olarak gerçekleşti.” diye konuştu.

TRANSİT ÜST GEÇİŞ YÜZDE 8,9 ARTTI

Bu yılın ilk altı ayında, en yüksek artışın transit üst geçişte görüldüğünü kaydeden Ocak, “Toplam 870 bin 853 uçuşa ev sahipliği yapan Türk hava sahasında, ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre, üst geçiş trafiği yüzde 8,9 arttı.” dedi.

TÜM ZAMANLARIN REKORU KIRILDI

Ocak, bu dönemde 188 bin 331 üst geçişin gerçekleştiği Türk hava sahasında, 23 Temmuz Pazar günü bin 443 üst geçiş ile tüm zamanların rekoru kırıldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Avrupa, Ortadoğu, Uzakdoğu ve Balkan ülkelerinin geçiş güzergahında bulunan Türk hava sahası, 23 Temmuz’da 69 ülke arasındaki karşılıklı uçuşta kullanıldı. Söz konusu günde, Türk hava sahası kullanılarak en fazla uçuş gerçekleştirilen ilk beş ülke sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, İsrail, Kıbrıs ve Almanya oldu. Aralarında ABD, İngiltere, Fransa, Belçika, Brezilya, Kanada ve Danimarka’nın bulunduğu ülkelere ait 171 hava yolu şirketinin uçağı, Türk hava sahasını üst geçiş için kullandı.”

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Diyanet İşleri Başkanlığı, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in İslam dinine verdiği zararları, Türkçe olarak basılmış 80 kitabını inceleyip, 40 bin dakikayı bulan (yaklaşık 670 saat) sesli ve görüntülü konuşmasını analiz ederek “Kendi Dilinden FETÖ Örgütlü Bir Din İstismarı” adıyla raporlaştırdı.

“ALLAH TARAFINDAN SEÇİLMİŞ ÖZEL BİR KİŞİ”

Diyanet’in “Kendi Dilinden FETÖ Örgütlü Bir Din İstismarı” raporunda, FETÖ elebaşı Gülen’in kendisini olağanüstü bir şahsiyet olarak algılatmak için çok büyük ve sistematik bir çaba gösterdiği, incelenen kitap ve ses kayıtlarından ise örgüt mensuplarına “Fetullah Gülen sıradan bir kimse değildir. O, ahir zamanda İslam’ı ihya etmek için Allah tarafından seçilmiş özel bir kişidir” telkininde bulunduğu belirtildi.

HZ. PEYGAMBER İLE GÖRÜŞME YALANI

Diyanet’in “Kendi Dilinden FETÖ Örgütlü Bir Din İstismarı” raporunda, FETÖ elebaşının “uykuda veya uyanıkken, insanlar içinde, kısaca her durumda Hz. Peygamber ile görüştüğünü ima ettiği, ondan talimatlar alıp bunları örgüt mensuplarına Hz. Muhammet’in emirleriymiş gibi yansıttığı” kaydedildi.

Raporda, sufilerin yalnızca kişisel tecrübelerini aktarırken kullandıkları tasavvufi kavramların, FETÖ elebaşı Gülen tarafından istismar edilerek toplumsal bir hareketi yönlendiren ilahi mesajlar gibi sunulduğu aktarıldı.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Recep Tayyip Erdoğan, bugün programları kapsamında Ankara’da.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde İslam Dünyası Yükseköğretim Alanının Oluşturulması Toplantısı Açılış Oturumu’nda konuşma yaptı “Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir ya bunu gözden geçirin.” diye seslendi.

Cumhurbaşkanı’nın konuşmasından öne çıkan kısımlar şunlar;

“DİYALOG YOLUYLA SORUNLARI ÇÖZMELİYİZ”

“3 kardeş ülke, nedir bu sıkıntı, niçin biz bu durumlara düştük, neden? Bunlar bizi yaralıyor, bunlar bizi üzüyor, biz bu hallere düşmeli miydik? Biz diyalog yoluyla bunları çözemez miyiz? Kur’an-ı Kerim’de ne diyor; “bütün işlerinizde istişara ediniz” aşarız telefonu konuşuruz. Çözüm yollarına gideriz. Çözüme gitmeyip yanımıza birini alıp kardeşimizi köşeye sıkıştırırsak olmaz. Biz bunları aşmalıyız. Her zamankinden fazla dayanışmaya ihtiyacımız var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yar Doç’luğu inceleyin VİDEO

“SURİYE VE IRAK’IN NE DURUMDA OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

Karşımdaki topluluğu bunun temel taşı olarak görüyorum. İslam Dünyası’nın barıştan ziyade çatışmayla gündemde olması ne acıdır. İşte Suriye, Irak ölen kim? Müslüman. Öldüren kim; islamiyet kisvesi altında olanlar. Suriye’de ve Irak’ta her taşında binlerce yılın tarihi olan şehirler, yavrular inliyor. Onarın taş yığınlarının altında ne durumda olduklarını görüyoruz.

“KİMSE BİZDEN KUDÜS KONUSUNDA SESSİZ KALMAMIZI BEKLEYEMEZ”

İlim aşıklarının susuzluğunu gideren Musul Kütüphanesi talan edildi, Bağdat Kütüphanesi’nin eserleri ya çalındı, ya yakıldı. İşte biz bunların olmasına dayanıyoruz. Camilerimiz, külliyelerimiz, kütüphanelerimiz yok ediliyor. Kudüs; saldırılar karşısında direnmeye devam ediyor. İsrail Yönetimi Kudüs’ün İslami kimliğini yok etmeye çalışıyor. Hiç kimse bizden sessiz kalmasını bekleyemez. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’nın korunması tüm İslam aleminin görevidir. Bölgedeki tüm inanç mensuplarının güvenliğini arzu ediyoruz. İstanbul’da sinangoglar var. İlk işin İstanbul Valisi’ne Emniyet Müdürü’ne “bunlara müsade etmeyin” talimatı vermek oldu. Bizim dinimiz buna izin vermez. Bu güvenceyi sağladılar. Müslüman’ın örnek yanı budur. Cuma namazlarına gelen müslümanlara o kapıların kapanmasına tahammül etmemiz mümkün değildir. Tüm dünya müslümanlarının geldiği bir mabettir orası. O kapı dünya müslümanlarına kapatılamaz.

“İSRAİL BU UYGULAMALARDAN KAÇINMALI”

İsrail Cumhurbaşkanı’yla görüştüm ve “bu konudaki ağırlığınızı koymalısınız” dedim. Son olarak gerek Ürdün Kralı’yla yaptığım görüşmenin ardından onların da yaptığı görüşme olumlu sonuç vermiş olacak ki; metal dedektörleri kaldırdılar. Eğer bu dünyada barış içinde yaşamak istiyorsak; İsrail kendisini ve çevresini ateş içine atacak uygulamalardan kaçınmak zorunda.

“İSLAM DÜNYASI’NIN YÜZDE 55’İ OKUMA-YAZMA BİLMİYOR”

Bizim dinimiz cehaleti emretmiyor tam aksine ilmi emrediyor. Son birkaç asırdır kütüphaneden daha fazla uzaklaşıyoruz. İslam Dünyası’nda yüzde 55’in okuma-yazma bilmediği gerçeği yüreğimizi acıtıyor. Biz bu makus tabloyu deiştirmek için 15 yıl önce yönetimi devraldığımızda eğitimi ele aldık. En büyük görev üniversitelere düşüyor. Teröre bulaşmayan, şiddeti kutsamayan her türlü fikrin üniversitede yeri vardır.

Üniversiteler arasında tecrübe paylaşımını ve örenci hareketliliğini artırmamız gerekiyor. En az 15 üniveristemiz bu toplantıya katılan üniversitelerle ortak program başlatmasını istiyorum.

“YRD DOÇ.’LUĞU İNCELEYİN KALDIRIN”

Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir ya bunu gözden geçirin. Dünyanın kaç yerinde var bunu da söyleyin. Pek görmüyorum. Bunu birileri birilerini oyalamak için yapmışlar. Bizim hocalara ihtiyacımız var, o yüzden yardımcı doçentiği ele almamız lazım. Bu ilmiye sınıfına bir ihtiyaç var.”

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirilen Boğaziçi Köprüsü’nde 2’si polis 34 kişinin şehit edildiği olaylara ilişkin, 135’i tutuklu 143 şüpheli asker hakkında hazırlanan iddianamede, köprüde yaşananların detayları yer aldı.

KÖPRÜYÜ ELE GEÇİRME TALİMATI

TSK’da yuvalanan FETÖ mensubu şüphelilerin, darbe kalkışması esnasında İstanbul’daki stratejik öneme sahip kurum ve kuruluşları hedef aldıkları anlatılan iddianamede, yapılan toplantılarda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü ele geçirerek İstanbul trafiğini kontrol altında tutulması görevinin Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı’na verildiği, 2. Zırhlı Komutanlığı’nın da bu birliğe takviye olması yönünde karar alındığı kaydedildi.

Olay günü mesai bitimine doğru 2. Zırhlı Komutanlığı’ndan 4 askeri Unimog aracın şoförleriyle darbe girişiminde kullanılmak üzere Kuleli Askeri Lisesi’ne sevk edildiği aktarılan iddianamede, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Anadolu’dan Avrupa’ya geçiş istikametini kapatma ve köprüyü kontrol altına alma görevinin de Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı 2.Tabur Komutanı şüpheli eski Yarbay Turgay Ödemiş’e verildiği belirtildi.

ANADOLU’DAN AVRUPA’YA GEÇİŞ KAPATILDI

İddianamede, Ödemiş’in emir ve komutasındaki şüpheliler Binbaşı Ahmet Taştan ve Astsubay İbrahim Gül ile 46 askeri personelin Kuleli Askeri Lisesi’nden saat 21.23’te çıktığı anlatılarak, askerlerin köprünün Anadolu’dan Avrupa’ya geçişini kapattıkları aktarıldı.

Şüpheli eski Yüzbaşı Sabri Gür’ün emir ve komutasında, şüpheli Astsubay İsmail Bay ve 8 asker olmak üzere toplam 10 kişinin Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı’na tahsisli itfaiye aracıyla saat 21.27’de hareket ederek Beylerbeyi Sarayı önüne geldikleri belirtilen iddianamede, burada bir müddet yolu kapatarak araçları yönlendirdikleri, köprüye katılım yolunun bulunduğu ışıklarda araçları durdurarak, katılımı engelledikleri, bir süre sonra da köprüye geçerek buradaki askeri birliğe katıldıkları kaydedildi.

POLİSLERİN SİLAHLARI ZORLA ALINDI

İddianamede, Beylerbeyi Sarayı önünde kalan şüpheli Ahmet Taştan’ın buradaki kolluk görevlilerine “Türkiye genelinde sıkıyönetim ilan edildiğini, sokağa çıkma yasağı olduğunu ve yönetime el konulduğunu” söyleyerek, müşteki polisler Mustafa Demir ve Mehmet Kutlu’nun beylik tabancalarını silah zoruyla aldığı kaydedildi.

Taştan’ın, Köprü Koruma Büro Amirliği kadrosunda görev yapan müşteki Murat Karabel ve Levent Korkmaz’ın içinde bulundukları ekip aracını havaya ateş açarak durdurduğu, ordunun yönetime el koyduğunu söyleyerek araca ve silahlarına el koyduğu ifade edilen iddianamede, müşteki Karabel’in kullandığı aynı araçla Boğaziçi Köprüsü istikametine ilerlediği, kendisini de Unimog askeri aracın takip ettiği belirtildi.

21.52’DE KÖPRÜYE ULAŞTILAR

İddianamede, Turgay Ödemiş’in 21.52 sıralarında köprüye ulaşarak, araçtaki şüphelilerle köprünün Anadolu-Avrupa istikameti Anadolu ayağında bulunan gişeler kısmından trafiği kapattığı, şüpheli Ahmet Taştan’ın da saat 21.56 sıralarında, emir komutasındaki şüphelilerle trafik yoğunluğu nedeniyle Unimog araçtan inerek yaya olarak yolu kapatan askeri birliğe katıldığı anlatıldı.

Bu saatten itibaren Turgay Ödemiş ve Ahmet Taştan’ın emir ve komutasındaki askerlerin ilk etapta gişeler kısmında, devam eden saatlerde köprü girişi Beylerbeyi köprü ayağında konuşlandıkları, gişeler kısmındakilerin de trafiği yönlendirdikleri, vatandaşlara sıkıyönetim ilan edildiğini söyleyerek evlerine göndermeye çalıştıkları belirtilen iddianamede, saat 22.32 sıralarında haber merkezinin “yolun kapatıldığı” yönünde anonsu üzerine bölgeye intikal eden polis memurları Musa Kar ve Ömer İnci’nin silahlarının, Ahmet Taştan ve İbrahim Gül tarafından zorla alındığı kaydedildi.

VALİ KORUMALARI BİRBİRİNE KELEPÇELENDİ

İddianamede, saat 23.20 sıralarında köprü üzerindeki bulunduğu yöne doğru ters yönden gelen vali korumaları müştekiler Şafak Kurul ve Ferit Bozkurt’un tabancalarının ve telsizleri alınarak silahlarına el koyulduğu ve birbirlerine kelepçelendikleri, yine köprülerden sorumlu şube müdürlüğündeki polis memurlarının silahlarına el koyulmaya çalışıldığı anlatılarak, “Bu durumu öğrenen İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın telsizle tüm birimlere kesinlikle silahlarını vermemeleri gerektiğini anons ettiği ve emniyetten çıkarak duruma el koymak üzere 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne doğru hareket ettiği anlaşılmıştır.” denildi.

Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü binasına ve gişelere doğru tertibat alan ve olay yerine ilk gelen 2 askeri araçtaki şüphelilerin, Turgay Ödemiş ve Ahmet Taştan’ın emriyle atış pozisyonu alarak saat 23.49’da ateş etmeye başladığı belirtilen iddianamede, 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan takviye amaçlı çıkan askerlerin de E-5 Karayolu’nun 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne katılım yoluna gelmeden o bölgede bulunan kolluk görevlilerinin yanında durarak teslim oldukları aktarıldı.

İddianamede, tank komutanı Üsteğmen Vedat Yıldız tarafından telsizle kolluk kuvvetlerinin araçlarının ezilmesi talimatı verildiği, kışladan çıkış yapan diğer tanklar ve zırhlı araçların intikale devam ederek Boğaziçi Köprüsü’ne saat 00.36 sıralarında ve sonrasında peyderpey ulaştıkları, Ödemiş ve Ahmet Taştan’ın emir komutasına girerek köprü üzerinde değişik noktalara konuşlandıkları vurgulandı.

VATANDAŞLAR NE ZAMAN GİTTİ

İddianamede, darbe girişimine karşı tepki göstermek amacıyla saat 00.40 ve sonrasında Boğaziçi Köprüsü’ne gelen çok sayıda vatandaşın, kolluk görevlileriyle tank ve zırhlı araçların bulunduğu yere ulaştıkları, saat 01.05 sıralarında darbeye tepki göstermek üzere hem Avrupa ve Anadolu ayağında toplanan halktan bir kısmının da tank ve zırhlı araçların bulundukları yere doğru ilerledikleri ifade edildi.

Ödemiş ve Ahmet Taştan’ın “ateş edilmesi” yönündeki emirlerine uyarak havaya, yere ve vatandaşların üzerine doğru ateş edildiği anlatılan iddianamede, Emniyet Müdürü Çalışkan’ın gişeler civarında toplanan vatandaşların arasına karışıp, resmi aracın üzerine çıkarak galeyana gelen vatandaşlara yönelik konuşma yapıp sükunete davet ettiği belirtildi.

VATANDAŞLAR DARBECİLERİN ÜZERİNE YÜRÜDÜ

İddianamede, saat 01.27 sıralarında Çalışkan ve vatandaşların şüphelilere doğru yürümeye başladıkları, şüphelilerin yoğun şekilde ateş etmesi sonucu birçok vatandaşın şehit olduğu ve yaralandığı aktarılarak, bu sırada Çalışkan’ın yakın koruması Münür Alkan’ın şehit edildiği, koruma amiri olan Mehmet Omay’ın ve Özel Kalem Müdürü Özgür Taşdemir’ın yaralandığı kaydedildi.

Yaralılara yardım etmeye çalışan vatandaşlara da şüphelilerin ateş ettiği anlatılan iddianamede, bu sırada da sivillerin şehit olduğu ifade edildi.

HALKA ATEŞ AÇTILAR

Turgay Ödemiş, Binbaşı Ahmet Taştan ve tank komutanı Üsteğmen Vedat Yıldız’ın emirleri doğrultusunda, saat 02.42 sıralarında başka bir tanktan Karayolları Hizmet Binası’nın sol tarafında bulunun tepelik alana top atışı yapıldığı belirtilen iddianamede, tankın üzerinden de vatandaşlara ateş açıldığı anlatıldı.

İKİNCİ TOP ATIŞI

İkinci top atışının saat 04.15 sıralarında da Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü binasının sol tarafında bulunan alana, üçüncü top atışının saat 04.36 sıralarında Karayolları Hizmet Binası’na, dördüncü top atışının saat 05.31 sıralarında Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü polis memurları Mustafa Taşkın ve Fatih Mızrak’ın idaresindeki TOMA’ya doğru yapıldığı belirtildi.

İddianamede saat 06.15 sıralarında askeri birliği sevk ve komuta eden Ödemiş’in, diğer rütbeli şüpheliler Ahmet Taştan, Astsubay Başçavuş İbrahim Gül ve Astsubay Sait Özkahya ile konuştuktan sonra teslim olmaya karar verdiği belirtilerek, şüphelilerin tüm teçhizatlarını bıraktıktan sonra ellerini kaldırarak teslim olduğu aktarıldı.

Kolluk görevlilerinin bazı şüphelileri yakalayarak gözaltına aldığı, olay yerindeki silah, mühimmat ve askeri araçlara el konulduğu anlatılan iddianamede, köprüde yaşanan bu olaylar nedeniyle 32 sivil, 2 polis memurunun şehit olduğu, birçok vatandaşın yaralandığı, 318 müştekinin kasten öldürmeye teşebbüs suçuna maruz kaldığı, çok sayıda sivil şahsa ait ev ve araç ile kamu araç ve binalarına zarar verildiği vurgulandı.

34 ŞEHİT, 318 GAZİ

İddianamede, darbe girişimine tepki gösteren ve şüphelilere müdahale eden vatandaşların üzerine şüpheli askerler tarafından tabanca ve uzun namlulu silahlarla ateş edilmesi ve konuşlanan tanklardan birinden dört kez top atışı yapılması sonucunda ikisi polis memuru, aralarında reklamcı Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok’un da bulunduğu 32 sivil vatandaş olmak üzere toplam 34 kişinin şehit edildiği belirtildi.

UZAK ATIŞ TEK MERMİ

Şehitlerin otopsi sonuçlarına da yer verilen iddianamede, Erol Olçok’ta, uzak atış bir adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının tespit edildiği, bunun da öldürücü nitelikte olduğu, Abdullah Tayyip Olçok’ta ise iki adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası görüldüğü, bunların da tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu kaydedildi.

Diğer şehitlerin de otopsi raporları ile çıkan olaylarda yaralanan 318 müştekinin beyanlarına yer verilen iddianamede, olayda hayatını kaybedenlerin yakınları ile yaralananlar şüphelilerden şikayetçi olarak cezalandırılmalarını talep etti.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, oğlu Kerem Kılıçdaroğlu’nun da Yayın Kurulu’nda yer aldığı ‘Nasıl Dergi’ye röportaj verdi.

Meral Akşener’in yeni parti kurma çalışmaları ile ilgili soruları da yanıtlayan CHP lideri, yeni partinin Başkanlık sistemini savunanların oylarını toplayacağı için Türkiye’ye yararlı olacağını belirtti.

“TÜRKİYE KAZANÇLI ÇIKAR”

Kılıçdaroğlu, “Şöyle düşünmek lazım; demokratik parlamenter sistemi savunan ve bu bağlamda oy alacak bir siyasi yapılanma Türkiye’nin geleceği açısından iyi bir yapılanmadır. Başkanlık sistemini savunanlar ve ona destek verenler oylarının yönünü değiştirip Meral Hanım’a doğru bir eğilime girerlerse bundan, parti demiyorum, Türkiye kazançlı çıkar.

“KURULUŞ AMAÇLARINI GÖRMEK LAZIM”

Başkanlık modelini Türkiye bağlamında düşünmek lazım. Milletvekilliği bağlamında Meral Hanım ayrı bir siyasi yapılanmaya gider ve parti kurarsa bunu bugünden yorumlamak çok doğru değil. Çünkü nasıl bir kadroyla kurulacak, kuruluş amaçları ne? Bunun görülmesi lazım.” yanıtını verdi.

“HAYIRCI MHP’LİLER İLE HDP’LİLER ORTAK PAYDADA BULUŞTU”

Hayır cephesinde MHP ve HDP iç çelişkisine ilişkin soruya ise Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:

“Ortak payda bulundu aslında, demokrasi bağlamında bulundu. Parlamenter demokratik sistem konusunda bulundu. Ortak paydayı büyütebilir miyiz? Daha fazla unsurları katabilir miyiz? Bunu zaman gösterecek.

“HAYIR’DA BULUŞTULAR”

HDP ve MHP’nin farklı uçlarda olduğunu biliyoruz. Ancak sizin de dediğiniz gibi MHP’nin önemli bir kanadıyla HDP, Hayır oyu kullanma konusunda buluştular. Ama bu buluşma onların aynı parti olacakları, aynı düşünceleri savunacakları anlamına gelmemeli. Bu da çok hayalci bir tavır olur.

“ÖZGÜR ORTAMI YARATABİLİRSEK…”

Bence demokrasi konusunda insanları bir araya getirebiliyorsak, farklı düşüncelerin özgürce ifade edildiği, farklı düşünceler dolayısıyla insanların baskı altına alınmadığı, medya özgürlüğünün olduğu bir ortamı yaratabilirsek…

Bu ortamda herkes kendi siyasal düşüncesini aktarma, propagandasını yapma konusunda daha özgür bir ortam bulacak. Bizim de amacımız zaten bunu yaratmak. Parlamento içinde olabileceği gibi parlamento dışında da bu özgür ortamın olması lazım.”

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Adının açıklanmasını istemeyen Kandahar’daki güvenlik yetkilisi, militanların, ilçedeki askeri kampa ağır silahlarla saldırısında 33 askerin öldüğünü söyledi.

4 ASKER DE YARALANDI

Saldırıda 4 askerin yaralandığını kaydeden yetkili, 20’den fazla askerden de haber alınamadığını belirtti.

SALDIRI DOĞRULANDI

Saldırıyı doğrulayan Afganistan Savunma Bakanlığı da olayda 26 askerin yaşamını yitirdiğini, 30 askerin yaralandığını duyurdu.

Talibandan yapılan açıklamada ise saldırıda 74 askerin öldüğü, 6 askerin esir alındığı ileri sürüldü.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Kendi Dilinden FETÖ Örgütlü Bir Din İstismarı” adlı raporu açıkladı.

FETÖ’yle ilgili açıklamalarından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Görmez, görevden ayrılacağı yönündeki iddiaları doğrulayan açıklamalar yaptı.

VAZİFELER BİRER EMANETTİR

Mehmet Görmez, “Bütün görevler, makamlar, vazifeler sadece birer emanettir. O emanet, vakti, yeri ve zamanı geldiğinde teslim edilir. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir makamdan sonra talip olduğum bir görev vardır, o da ilimdir.

İSLAM DÜNYASININ İLMİ HAYATINA…

Hem aziz milletimizin hem de İslam dünyasının ilmi hayatına katkıda bulunmak için bir gayret içerisinde olacağım.” ifadelerini kullandı.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Suriye’de 6 yıl önce başlayan iç savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen sığınmacılar, harekatın ardından terör örgütünden arındırılan bölgelere dönmeye devam ediyor.

GÜNDE 200 KİŞİ GİDİYOR

Gaziantep Valiliğince Karkamış ilçesinde kayıt işlemleri yapılan Suriyeliler, Göç İdaresi İl Müdürlüğü ekiplerinin nezaretinde ülkelerine dönüyor.

Yanlarına aldıkları eşya ve bavullarıyla Karkamış Gümrük Kapısı’na gelen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu, günde ortalama 200 kişilik grup güvenlik kontrolünden sonra Cerablus’a alınıyor.

SAYILARI 46 BİNİ AŞTI

Özgür Suriye Ordusu mensuplarının gümrük kapısında karşıladığı Suriyelilerin eşyaları, araçlara yüklenip evlerine ulaştırılıyor.

Harekatın ilk gününden bu yana Türkiye’den Suriye’ye dönenlerin sayısının 46 bin 750’ye ulaştığı bildirildi.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Annesi Nazlı Ilıcak’ın FETÖ’den cezaevinde oluşu nedeniyle, çevresindeki insanların kendisine ‘vebalıymış gibi’ yaklaştığını ileri süren Ilıcak, bu süreçte Erdoğan’ın kendisine sıcaklık gösterdiğini, adaletli davrandığını vurgulayarak görüşmeye dair notlarını Twitter üzerinden aktardı.

ILICAK’TAN ERDOĞAN’A ÖVGÜ DOLU SÖZLER

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Geçen günlerde yapılan kabine değişikliği ile Adalet Bakanlığı’ndan Başbakan Yardımcılığı’na getirilen Bekir Bozdağ “Hükümet Sözcülüğü” görevine getirildi.

KABİNE REVİZYONU SONRASI BAKANLAR KURULU TOPLANDI

Kabinede yapılan değişikliğin ardından, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ilk kez Bakanlar Kurulu toplantısına katıldı.

Daha önce Bakanlar Kurulu’na Adalet Bakanı olarak katılan Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı olarak katılan Fikri Işık ve Sağlık Bakanı olarak katılan Recep Akdağ, başbakan yardımcıları olarak toplantıda yer aldı.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}