Tümgeneral Jones, video konferansla bağlandığı Pentagon’da terör örgütü DEAŞ’a karşı Irak ve Suriye’de yürütülen operasyonlar hakkında bilgi verdi.

TÜRKİYE VE MUHALİFLER, EL BAB’I TAMAMEN KURTARACAK

Türk güvenlik güçleri ve destekledikleri muhalif kuvvetlerin DEAŞ mensuplarını El Bab’da sıkıştırmaya devam ettiğini söyleyen General Jones, şunları söyledi:

“(El Bab içerisinde) İlerledikçe düşmanın kontrol ettiği başka yerlerde de gördüğümüz bir taktik olan şehrin altında büyük tünel ağlarını tespit ettiler. Haftalarca süren şiddetli çatışmalardan sonra El Bab’ın yakında tamamen kurtarılmasını bekliyoruz.”

ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyonun El Bab operasyonuna hava desteği verdiğini ifade eden Tümgeneral Jones, bölgedeki uçuşlarda Rus hava unsurları ile mevcut açık kanallar üzerinden güvenli ayrışma sağlandığını kaydetti.

IRAK’TA GERİ DÖNÜŞLER ARTIYOR

Musul operasyonuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan General Jones, şehrin doğusunda hayatın normale dönmeye başladığının en güçlü emaresinin evini terk eden 46 bin kişinin geri dönmesi olduğunu söyledi.

General Jones, DEAŞ’ın halkın geri dönmesini engellemek istediğini ancak bunu başaramadığını belirterek Irak’ın başka bölgelerinde de geri dönüşlerin giderek arttığını ifade etti.

Enbar vilayetinin Ramadi kentinde geçen yıldan beri 26 ton patlayıcının imha edildiğini kaydeden General Jones, halkın yüzde 80’inin evlerine döndüğü ve 360 bin kişinin Ramadi’de içme suyuna erişebildiği bilgisini paylaştı.

Felluce’de de 200 bin kişinin evlerine döndüğünü belirten General Jones, Enbar vilayetinde bin 200 okulun tekrar açıldığını, 300 binden fazla öğrenci ve 16 binden fazla öğretmenin eğitime geri döndüğünü söyledi.

DEAŞ RAKKA’NIN GÜNEYİNDEN NEHİRLE İZOLE EDİLECEK

Tümgeneral Jones, Rakka’nın güneyinde koalisyon destekli güçler olmadığından o alanı nasıl kapatacaklarına yönelik bir soru üzerine, Fırat Nehri’nin şehrin güneyini kapattığını ve o alanda yapılacak ağır hava saldırısıyla bölgenin izole edilebileceğini söyledi.

Jones şöyle devam etti:

“Bir şehri izole etmenin birçok yolu var. Askerle izole edebilirsin, bir nehirle izole edebilirsin ve Rakka’nın güneyinde bir nehir var. Planın detaylarına girmeyeceğim, neden girmeyeceğimi siz de takdir edersiniz ancak Rakka’yı her tarafıyla izole edeceğimize ve DEAŞ savaşçılarını ağır ateş altında tutacağımıza inanıyorum. Bombardıman gücümüzü artırıyoruz. Planı şekillendiriyoruz.”

Trump, Beyaz Saray’da ağırladığı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği ortak basın toplantısında bir soru üzerine önceki gün istifa eden Flynn hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“YALANCI MEDYA HAKSIZCA DAVRANDI”

“Yalancı” olarak nitelendirdiği medyanın Flynn’e çok haksızca muamelede bulunduğunu savunan Trump, istifa süreciyle ilgili hem medyaya hem de istihbarat kurumlarına yüklendi.

“General Flynn harika bir adam. Daha önce de dediğim gibi yalancı medya kendisine çok ama çok haksızca davrandı. Ayrıca belgelerin sızdırılması bir suçtur.” ifadelerini kullanan Trump, gizli kalması gereken birçok belgenin kolayca medyaya sızdığını ve bunun uzun zamandır yapıldığını savundu.

“GİZLİ BİLGİLER ŞEKER GİBİ DAĞITILIYOR”

Öte yandan Trump, sabah saatlerinde de “Trump yönetiminden bazı isimlerin Rusya ile bir süredir yakın temasta olduğu” şeklindeki iddialarla ilgili açıklamalar yaptı.

Bu iddiaları “anlamsız” şeklinde nitelendiren Trump, medyanın buradaki amacının “Demokratların başkan adayı eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın hatalarını örtmek” olduğunu iddia etti.

Paylaşımlarında Amerikan CNN ve MSNBC kanalları ile New York Times ve Washington Post gazetelerini hedef alan Trump, “Buradaki asıl skandal, gizli bilgilerin ‘istihbarat’ eliyle şeker gibi dağıtılıyor olmasıdır. Hiç Amerikan bir tavır değil.” ifadelerini kullandı.

Paris’in Barbes bölgesinde akşam saatlerinde bir araya gelen protestocular, “Herkes polisten nefret ediyor”, “Tecavüzcü, katil polis”, “Banliyö ile dayanışma, isyan ile dayanışma” ve “Adalet yok, barış yok” şeklinde sloganlar attı.

Polisin göstericileri göz yaşartıcı gaz ile dağıtmak istemesi üzerine göstericiler, taş ve sopalarla karşılık verdi.

Yaklaşık iki saat süren gösterinin ardından göstericiler polis zoruyla ara sokaklara dağıtıldı.

Gösteri dolayısıyla bölgedeki metro istasyonunun polis tarafından, bölgedeki bazı iş yerlerinin de göstericilerin saldırısı endişesi ile işletmecileri tarafından kapatıldığı gözlendi.

COPLA CİNSEL SALDIRI OLAYI

Polisin kimlik kontrolü sırasında Theo isimli 22 yaşındaki gencin Paris’in banliyölerinden Aulnay-sous-Bois’da 2 Şubat’ta yaşadığı saldırı, özellikle Paris ve banliyölerinde şiddetli protesto gösterilerine neden olmuştu. Theo’nun 60 gün iş göremez raporu aldığı saldırıya ilişkin 4 polis açığa alınmış, polislerden biri hakkında “cinsel saldırı”, diğerleri hakkında ise “kasten şiddet uygulamak” suçundan soruşturma başlatılmıştı.

Fransa İçişleri Bakanlığından salı günü yapılan açıklamada, 4 Şubat’tan bu yana ülke genelinde çıkan gösterilerde şu ana kadar toplam 245 kişinin sorgulandığı, sorgulananlardan 236’sının polis tarafından gözaltına alındığı bildirilmişti.

Gözaltıların önemli bir kısmının Paris bölgesinde gerçekleştiği belirtilen açıklamada, sadece başkent ve yakın banliyöleri Seine-Saint-Denis, Hauts-de-Seine ve Val-de-Marne’da 168 kişinin gözaltına alındığı kaydedilmişti.

Gözaltına alınanlar içinden 48 kişinin mahkemeye sevk edildiği bildirilen açıklamada, bunlardan 14’ünün çıkartıldıkları nöbetçi mahkemelerin ardından bir yıla kadar varan çeşitli süreler için mahkum oldukları ifade edilmişti.

Açıklamada gözaltıların, “kamu düzenini bozmak”, “güvenlik güçlerine mukavemet ve saldırı” ve “kamu malına ve özel mülkiyete zarar vermek” suçlarından gerçekleştiği kaydedilmişti.

Suçluların cezasız kaldığı ve polis şiddetinin üstünün örtüldüğünü iddia eden banliyölerdeki protestocular, iki haftadır özellikle akşamları eylemler düzenliyor. Eylemlerde şu ana kadar çok sayıda araç yakılırken, bazı iş yerleri yağmalanıp, otobüs durakları tahrip edildi.

Yaklaşık 4 saat süren toplantıda, kampanya sürecine ilişkin 25 Şubat’ta Ankara Spor Salonu’nda yapılacak tanıtım toplantısı konuşuldu.

Toplantıda, AK Parti Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki heyetin çalışmaları ile adım adım halk oylamasına gidilen süreçte, AK Parti teşkilatının sahada yapacağı çalışmalar ve cumhurbaşkanlığı sisteminin halka nasıl anlatılacağı değerlendirildi.

Kampanya sürecinde meydanlardaki yeni şarkıların, sloganların ve afişlerin masaya yatırıldığı toplantıda, referanduma ilişkin son anketler de ele alındı.

Bölgeye göre Kürtçe ve Arapça şarkılara, Karadeniz ve Ege ezgilerine ağırlık verilecek kampanya sürecinde sadece şarkılarda değil, söylemlerde de buna vurgu yapılacak. Doğu ve Güneydoğu’da yapılan yatırımlar, cazibe merkezleri anlatılacak. Kutuplaştırıcı değil kucaklayıcı, çatışmacı değil uzlaşmacı bir dil kullanılacak.

SÖYLEM BİRLİĞİ

Kampanya sürecinde cumhurbaşkanlığı sisteminin halka anlatılmasına ilişkin yol haritasının da değerlendirildiği toplantıda, yeni sistemin birinci ağızdan doğru şekilde vatandaşlara anlatılması ve söylem birliğinin sağlanması üzerinde duruldu.

Düzenlemenin rejim değişikliği olmadığı belirtilerek, ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ vurgusu yapılacak. Düzenlemenin zorunlu olduğu, 2007’de ilk adımın atıldığı vurgulanacak. Vatandaşlara, ‘Yarım kalan işi siz tamamlayın.’ denilerek, istikrar vurgusu hep ön planda tutulacak.

Toplantıda, parti genel merkezinde süren eğitimler kapsamında, cumhurbaşkanlığı sistemi anlatılırken söylemlerin basit ve anlaşılır olmasına vurgu yapıldı. Hukuki terimlerle dolu bir dil kullanmak yerine, halk dili kullanılacak. Halkla yakın temas da bu sayede sağlanacak.

“MEMLEKET MESELESİ” VURGUSU

Düzenlemenin tek bir isim için yapılmadığı anlatılacak, ‘Mesele, memleket meselesi’ vurgusu yapılacak.

Kampanya sürecine ilişkin detayların Genel Başkan ve Başbakan Yıldırım’ın düzenleyeceği toplantı ile anlatılması bekleniyor. Bu toplantı ile AK Parti’de kampanya sürecinin tam anlamıyla başlaması hedefleniyor.

NEDEN “EVET” DENİLDİĞİ GEREKÇELERİYLE BİRLİKTE ANLATILACAK

Başbakan Yıldırım, MYK toplantısının ardından partisinin genel merkezinde, basına kapalı gerçekleşen ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Eğitim Programı’na katıldı.

Teşkilatların, meydanlara inmeden Ankara’da eğitim programına alınmasına ilişkin 81 ilden gelen katılımcılara hitap eden Yıldırım, 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumuna, neden ‘Evet’ denildiğinin vatandaşlara gerekçeleriyle anlatılması gerektiğini kaydetti.

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, valilik otoparkında iki sivilin hayatını kaybettiği, 33 kişinin yaralandığı 24 Kasım 2016’daki terör saldırısıyla ilgili yaklaşık bir ay önce gözaltına alınan Eyüp Ç, emniyette özel ekipler tarafından sorgulandı.

Terör örgütünün Mardin’den Antalya’ya kadar olan bölgede sözde Akdeniz metropol sorumlusu olduğu belirlenen teröristin itirafları doğrultusunda Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Emniyet Müdürlüğünün gizli yürüttüğü soruşturma sonucu söz konusu bölgedeki terör yapılanması ortaya çıkarıldı.

Teröristin itirafları doğrultusunda son 3 günde, terör örgütü PKK’nın Akdeniz yapılanmasında yer aldığı iddia edilen ve aralarında bir muhtarın da bulunduğu 80 kişi yakalandı.

PATLAYICI VE MÜHİMMAT BULUNDU

Operasyonlar kapsamında, Mersin’in Çamlıyayla bölgesinde dağlık alanda ve Adana merkezde toprağa gömülü 10 kilogram C4 patlayıcı, biksi makineli tüfek, 4 kalaşnikof tüfek, makineli tabanca ve bunlara ait bin 760 mermi, 33 el bombası, 12 ateşleme fünyesi ele geçirildi.

Teröristlerin silah ve patlayıcıları saldırılarda kullanmayı planladığı tespit edildi.

KADIN TERÖRİST TAKSİ KAMERASINDA

Örgütün sözde Akdeniz yapılanmasının Adana’daki patlamayı planlandığı, Kayseri’de 17 Aralık 2016’da çarşı iznine çıkan askerlere yönelik terör saldırısında da patlayıcıları temin ettiği ortaya çıkarıldı.

Valilik otoparkındaki patlamada kullanılan otomobil ile bu olaydan sonra Sarıhamzalı Mahallesi’nde sürücüsü vurularak etkisiz hale getirilen patlayıcı yüklü aracın Merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi’ndeki bir çiftlik evinde hazırlandığı anlaşıldı.

Terör saldırısını valilik otoparkına bomba yüklü araç koyarak gerçekleştirdiği iddia edilen kadın teröristin, daha sonra bir taksiye binerek bölgeden uzaklaştığı da tespitler arasında yer aldı.

Taksinin güvenlik kamerasına, kadının aracın içindeyken patlamanın gerçekleşmesi ve yaşanan sarsıntı nedeniyle teröristin eğilmesi yansıdı.

Görüntüleri değerlendiren emniyet yetkilileri, teröristin takside bulunduğu sırada elindeki kumandayla bombayı ateşlediğinin değerlendirildiğini kaydetti.

Eyüp Ç’nin Adana’daki bombalı saldırıyı gerçekleştiren ve Suriye’ye kaçtığı tahmin edilen “Dilber” kod adlı örgüt üyesi kadın ile aracı satın alan, valilik çevresinde keşif yapan, örgüt üyesine öncülük eden ve olayla ilgisi bulunan 6 teröristi ise Gülbahçesi Mahallesi’nde buluşarak Mardin’e götürdüğü tespiti yapıldı.

TERÖR SALDIRISI

Adana’da valilik otoparkında 24 Kasım 2016’da bombalı araçla düzenlenen saldırıda iki kişi yaşamını yitirmiş, 33 kişi yaralanmıştı. Saldırıyı terör örgütü PKK’nın yan kolu TAK üstlenmişti.

Terör saldırısının ardından polis ekipleri bomba yüklü başka bir aracı ise Sarıhamzalı Mahallesi’nde takibe almıştı.

“Dur” ihtarına uymayan terörist, polis ekiplerinin ateş açması sonucu etkisiz hale getirilmiş, araçta yapılan incelemede bulunan bombalar ekiplerce imha edilmişti.

Olayla ilgili soruşturma kapsamında, bombalı araç saldırısını organize ettiği iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklanan oto tamircisi 30 yaşındaki M.E.V, terör saldırısı ile ilgili polise ve savcılığa itiraflarda bulunmuştu.

İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre, Churchill’in İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen önce kaleme aldığı ancak yayımlamadığı “bilimsel makale”, ABD’deki bir müzede bulundu.

Missouri eyaletindeki Ulusal Winston Churchill Müzesi’nin koleksiyonuna 1980’de katıldığı belirlenen ancak bugüne kadar kimsenin dikkatini çekmeyen makale, “Evrende yalnız mıyız?” başlığını taşıyor.

İngiliz siyasetçinin bir gazetede neşretmek niyetiyle kaleme aldığı ancak yayımlamadığı, son olarak 1950’de bazı güncellemeler yaptığı makalede, dünyanın evrende yaşama elverişli tek gezegen olmayabileceği öne sürülüyor.

“AY’A GİDİLEBİLİR”

“Bir gün hatta belki o kadar da uzak olmayan bir gün, Ay’a, hatta Venüs ve Mars’a seyahat etmek mümkün olabilir.” ifadesini kullanan Churchill’e göre, Güneş Sistemi’nde yaşamın kök salmasına uygun gezegenlerin Venüs ve Dünya olarak belirtildiği dikkati çekiyor.

Makalenin yazıldığı dönemde Avrupa’da görülmeye başlanan savaş emarelerine atıf yaptığı değerlendirilen Churchill, kaleme aldığı metinde şu görüşlere yer verdi:

“Medeniyetimizin Dünya’da elde ettiği başarıdan o kadar da etkilenmiş değilim. O nedenle bu koca evrende canlı, düşünen yaratıkların bulunduğu tek noktada olduğumuzu veya zaman ile mekanın geniş sahasındaki en yüksek manevi ve maddi gelişmeyi temsil ettiğimizi kabul etmeye hazır değilim.”

Winston Churchill’in 1920’li ve 1930’lu yıllarda çok sayıda popüler bilim yazısı kaleme aldığı biliniyor. Yeni keşfedilen 11 sayfalık makalenin de 1939’da kaleme alındığı tahmin ediliyor.

DÜNYALAR SAVAŞI’NDAN MI ETKİLENDİ

Churchill’in makalesine konu olarak Dünya dışındaki yaşamı seçmesinin ardında ise ABD’li aktör ve yönetmen Orson Welles’in 1938’de bir radyo yayınında “Dünyalar Savaşı” adlı piyesi sergilemesinin getirdiği sesin bulunabileceği belirtiliyor.

İngiliz bilim kurgu yazarı H. G. Well’in aynı adlı eserinin radyo uyarlamasının yayınının Marslıların Dünya’yı istilasını anlatan gerçek bir haber bülteni sanılması üzerine dinleyiciler arasında yaygın bir panik yaşandığı hatırlatılıyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanlığına getirilen Churchill, 1940-1945 ve 1951-1955 yıllarında iki dönem bu görevi yürüttü.

İngiltere tarihinde bilim danışmanı istihdam eden ilk başbakan olan Churchill’in başta radar teknolojisi olmak üzere pek çok teknolojik gelişmeye destek verdiği biliniyor.

Churchill’in bilim ve teknolojiye yoğun ilgisinin kısmen de olsa İkinci Dünya Savaşı’nda ülkesinin verdiği ölüm kalım mücadelesinden kaynaklandığına dikkat çekiliyor.

Winston Churchill, 1953’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne de layık görülmüştü.

Bağdat Caddesi’nde bir iş yerinden hırsızlık yapmak isteyen 3 şahıs, polisi fark edince 34 MKC 71 plakalı siyah renkli otomobile binerek E-5’ten Maltepe Zümrütevler istikametine kaçmak istedi. Yaklaşık 30 dakika süren kovalamaca esnasında şahıslar Zümrütevler’de ara sokaklara girmek isteyerek izlerini kaybettirmeye çalıştı.

Ekiplerin takibi sonucu tekrar E-5’e inerek Kartal istikametine doğru kaçmaya başlayan şahıslar, Zümrütevler köprülü kavşağında önlerini kesmek isteyen polis ekip otosuna arkadan çarptı. Hareket kabiliyetini kaybeden araçtan inerek kaçmak isteyen şahıslardan, ikisini polis ekipleri olay yerinde yakalayarak etkisiz hale getirirken, diğer şahıs kaçmayı başardı.

Maltepe’de nefes kesen hırsız-polis kovalamacası VİDEO

E-5 üzerinde yoğun güvenlik önlemleri alan ekipler, şüpheli araçta yaptıkları incelemelerde, bir tabanca, iki plaka ve çok sayıda çalıntı olabileceği düşünülen elektrik kablosu buldu. Otomobilden inerek kaçan şahıslardan diğerinin yakalanması için çalışma başlatıldı. Zanlılar basın mensuplarının sorularına “uyuşturucunun etkisindeyiz bir şey hatırlamıyoruz” diye cevap verdiler.
Kovalamaca çarpma nedeniyle maddi hasar meydana gelen polis ekip otosu ile şüpheli araç çekici vasıtasıyla olay yerinden kaldırıldı.

Eyalette günlük yayımlanan Record gazetesi ve “NorthJersey.com”un haberinde, New Jersey’deki bazı charter okulların kurucularının FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile yakın ilişkisine ve 2016 yılında ABD yönetiminden aldığı finansal desteğe dikkat çekildi.

7 OKULA 60 MİLYON DOLAR

ABD’de vergi mükelleflerinin ödediği paralarla beslenen FETÖ’nün New Jersey’de yönettiği 7 okulun geçen yıl 60 milyon dolardan fazla finansal destek aldığı belirtilen haberde, bu eğitim kurumlarından bazılarının kurucularının ise yüz binlerce dolar siyasi bağışta bulunduğu ifade edildi.

OBAMA’NIN SEÇİM KAMPANYASINA 500 BİN DOLAR BAĞIŞ

FETÖ’nün New Jersey’de yönettiği Paterson Bilim ve Teknoloji Sözleşmeli Okulunun eski başkanı ve Türki Amerikan Dernekleri Konseyi Başkanı Furkan Koşar’ın, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın 2012 yılındaki seçim kampanyasına 500 bin dolardan fazla bağışta bulunduğu kaydedildi.

Haberde, bazı charter okulların kurucularının ise Türkiye’ye geziler düzenleyerek eyalet yetkililerinden destek almaya çalıştığı aktarıldı.

FETÖ elebaşı Gülen ile bağlantılı özel kuruluşların bu sözleşmeli eğitim kuruluşlarına hizmet de verdiği belirtilen haberde, Amsterdam & Partners hukuk firmasının yöneticisi Robert Amsterdam’ın, “Bu okulların hem Gülen için para toplamak hem de Gülen’in takipçileri ve öğretmenlerini istihdam ederek onların gelirlerinin yüzde birini Gülen’e bağlamak için kullanıldığı açık.” ifadesine yer verildi.

Ayrıca Amsterdam, FETÖ okullarının charter okulu görevi yürütmediğini ve ABD’de Gülen’e siyasi destek toplama faaliyetleri içinde olduklarını kaydetti.

FETÖ’NÜN OKULLARI

New Jersey’deki Bergen Sanat ve Bilim Sözleşmeli Okulu, Paterson Bilim ve Teknoloji Sözleşmeli Okulu, Passaic Sanat ve Bilim Sözleşmeli Okulu, Thomas Edison EnergySmart Sözleşmeli Okulu, Central Jersey Koleji Hazırlık Okulu, Paterson Sözleşmeli Bilim ve Teknoloji Okulunun FETÖ’nün kontrolü altında olduğu belirtiliyor.

Beşiktaş’ın yıldız futbolcusu Caner Erkin ve Asena Atalay, geçen yıl ocak ayında İstanbul 2. Aile Mahkemesi’nde anlaşarak boşandı. 6 yaşında çocuğun velayeti de annede kaldı.

Mahkeme, tarafların imzaladığı tarihsiz boşanma protokolünü tasdik etti. Ancak Erkin’in 2 Ocak’ta oyuncu Şükran Ovalı ile evlenmesinin ardından Asena Atalay, eski eşine kendisi ve oğlu için nafaka ödemediği iddiasıyla 120 bin ve 461 bin TL’lik 2 icra takibi başlattı.

ASENA MAL PAYLAŞIMI İSTEDİ

Habertürk’ün haberine göre; Asena Atalay, Erkin’in tüm mal varlığına tedbir konulması istemiyle evlilik birliği içinde edindiği malların paylaşımı için dava açtı.

İstanbul Aile Mahkemesi’ne avukatı Beyza Sındıraç aracılığıyla açtığı dava dosyasında Asena Atalay, kandırıldığını ileri sürdü ve ünlü futbolcunun servetinin yarısını istedi.

Caner’in “Boşandıktan sonra maddi hayatına aynen devam edeceksin” dediğini ileri süren Atalay, ünlü futbolcunun kendisine hediye ettiği İstanbul Beykoz’daki 6 milyon dolarlık cam evi sattığını, hediye alınan Lamborgini Huracan, Porsche Carrera 911 Turbo, beyaz-kırmızı Porsche, beyaz Ferrari, beyaz Mercedes, beyaz Mercedes G otomobili de elinden aldığını belirtti.

Atalay, ünlü futbolcunun menkul, gayrimenkul ve futbol kulüplerinden alacaklarına ihtiyati tedbir konulmasını istedi. Atalay, Erkin’in kötü niyetli olarak üzerine kayıtlı tüm mal varlıklarını kendisinden gizlediğini iddia etti.

MAL VARLIĞINA TEDBİR

Caner Erkin’in ihtiyati tedbir talebi konulması istenen varlığı dilekçede şöyle belirtildi. Şişli’de 2, Balıkesir’in Ayvalık İlçesi’nde 1, Gömeç İlçesi’nde 6 gayrimenkul. 2015 model Porsche, 2014 model 2 Mercedes, 2015 model Bombardier, Mercedes ve Land Rover cip.

ASENA ATALAY’IN PARA İSTEDİĞİ İHTİYAÇ LİSTESİ

İstanbul’da geçtiğimiz gün saldırıya uğrayan başörtülü genç kızı CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, dün ziyaret etti.

Kızın babası Zeki Y. ise Kılıçdaroğlu’nun ziyareti hakkında konuştu.

“AÇIĞI KAPALISI OLMAMALI BU TOPLUMDA”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun evden ayrılmasının ardından basına açıklama yapan, F.D.A.Y.’nin babası Zeki Y., görüşmeyi şöyle anlattı: “Bu olaydan dolayı çocuk baskı altında. Destek, yardım alıyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum geldiği, insanlığını gösterdiği için. Ama siyasilerin bu işe artık el atmalarını bekliyorum. Yarın tekrar bu işler meydana gelmemeli. Toplumsal çekişmeye dönüşmemesi lazım. Sayın Kılıçdaroğlu, bize geçmiş olsun dileklerinde bulundular. Biz de teşekkür ettik. Bunların çok acı verici olduğunu söyledi. Biz de üzüldüğümüzü söyledik. Ama bunların da tekrar etmemesi için kendisine bazı tavsiyelerde bulunduk. ‘Siz yukarılarda ne iş görüyorsunuz?’ diye de sordum. Bu işler artık hallolmalı. Yani açığı, kapalısı olmamalı bu toplumda. Bunları söyledim. ‘Siz yukarıda çekişmelere tabi tutulursanız bunlar olur’ dedim. ‘Haklısınız’ diye cevap verdi.”

Genç kıza başörtüsü nedeniyle çirkin saldırı VİDEO