Marmara Bölgesi’nden, 10 günlük Kurban Bayramı tatilini geçirmek için memleketlerine gitmek amacıyla araçlarıyla yola çıkanlar, TEM Otoyolu’nun Bolu kesiminde yoğunluğa neden oldu.

5 KİLOMETRELİK ARAÇ KUYRUĞU

Özellikle Bolu Dağı Tüneli çıkışından itibaren daha fazla hissedilen yoğunluk nedeniyle trafik ekipleri güzergahta denetimleri sıklaştırdı. Bölgede kazalar da meydana gelince, 5 kilometreyi bulan araç kuyrukları oluştu.

TEM’de kazalar: 19 yaralı VİDEO

İKİ KAZADA 19 KİŞİ YARALANDI

TEM’in Ankara yönü Köroğlu mevkiinde 55 NA 583 plakalı otomobil, yolcu otobüsüne çarptı. Kazada otomobilde bulunan 7 kişi hafif yaralandı. 
Ankara yönüne giden Bayram Kahraman yönetimindeki 55 PR 325 plakalı otomobille Ali Gemici yönetimindeki 34 SB 6531 plakalı kamyonet Yeniçağa kavşağında çarpıştı. Kazada 12 kişi yaralandı.

Her iki kazada yaralanan 19 kişi, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırılarak tedavile alındı. Bu arada karayolunda çok sayıda maddi hasarlı kaza da meydana geldi.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Sinop Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamada, geçtiğimiz ay trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Sezgin’in yürütücülüğünü yaptığı ve TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında bilim hayatına katkı sunacak önemli bir buluşa imza atıldığı duyuruldu.

Projede ekibince Sinop açıklarındaki incelenme sonucunda yeni bir canlı türüne rastlanıldığı vurgulanan açıklamada, dünyanın önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Reinhardt Mobjerg Kristensen ve Dr. Lukasz Kaczmarek ile yapılan görüşmelerde ise söz konusu canlı türünün sadece Türkiye’de değil dünyada ilk defa keşfedildiğinin ortaya konulduğu aktarıldı.

“SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL DÜNYADA DA İLK”

Bu canlıların araştırılması konusunda Türkiye’de çok az sayıda bilimsel çalışma yürütüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Merhum Prof. Dr. Murat Sezgin’in TÜBİTAK tarafından desteklenen ve halen devam eden ‘Türkiye ve Karadağ Denizel Ekosistemlerinde Çevresel Biyo-İndikatör Olarak Meiofaunal Organizmalar’ başlıklı projesinde görev alan ekibi tarafından, Sinop Körfezi’nde 2-4 metre derinlikteki deniz kumu içinde yaşayan mikroskobik büyüklükteki omurgasız hayvanlar incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda tardigrada (su ayıları) grubuna ait megastygarctides cinsinden yaklaşık yarım milimetre büyüklüğündeki bir canlı türünün Türkiye denizlerinde ilk kez kaydedildiği saptandı. Projede araştırmacı olarak çalışan ve Sinop Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma ve Uygulama Merkezinde Hidrobiyoloji Laboratuvarı sorumlusu olarak görev yapan Uzman Dr. Derya Ürkmez, Fransa’da yapılan bir çalıştaya katılarak tardigradlar konusunda dünyanın önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Reinhardt Mobjerg Kristensen ve Dr. Lukasz Kaczmarek ve ekibi ile bir araya geldi. Bulunan canlı türü ile ilgili yaptığı görüşmeler ve ileri incelemeler sonucunda bu canlı türünün sadece Türkiye’de değil dünyada da ilk kez keşfedildiği saptandı.”

KEŞFEDİLEN CANLIYA “MEGASTYGARCTİDES SEZGİNİİ” İSMİ VERİLDİ

Bilim dünyasına katkı sunacak çalışmanın yürütücüsü olan Prof. Dr. Sezgin’in geçen ay ailesiyle geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiğine işaret edilen açıklamada, Sezgin’e vefa örneği göstermek amacıyla canlıya ‘megastygarctides sezginii’ isminin verildiği ve canlının tanımlandığı makalenin de uluslararası bilim dergisi Marine Biology Research’te yayınlanmak üzere kabul edildiği kaydedildi.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Meksika Körfezi üzerinden gelen ve ABD’de kasırgaya dönüşen Harvey şiddetini artırdı.

KASIRGA ARTIK 4. TEHDİT KATEGORİSİNDE

Saatteki hızının 210 kilometreye çıkacağı öngörülen kasırganın yeni derecesinin “dördüncü kategori” olduğu açıklandı.

Bölgede geçen çarşamba gününden bu yana Harvey’e karşı hazırlıklar devam ederken, kasırganın etkili olacağı yerlerde halk gıda ve su stoku yaptı.

Teksas’ta 30 yönetim bölgesinde, Louisiana’da da eyalet genelinde cuma akşamı itibarıyla acil durum kararı alındı.

Houston, Texas City, Galveston, Freeport ve Corpus Christi’deki limanların tamamına yakınının kapatılması emri de verildi.

MİLYONLARCA KİŞİ SIĞINAKLARDA

Teksas Valisi Greg Abbort’ın, “Ölümcül ve büyük bir felakete yol açabilir” diye nitelediği Harvey kasırga nedeniyle milyonlarca kişi evlerini terk ederek sığınaklara yerleşti. Teksas eyaletini iki kez art arda vurması da beklenen kasırganın sellere ve toprak kaymalarına yol açabileceği uyarısı yapıldı. ABD’de 3. kategori derecesinde kasırga son olarak 2005 yılında Florida eyaletini vuran Vilma Kasırgası oldu.

ABD’de Harvey Kasırgası alarmı VİDEO

TEKSAS VALİSİ: “LÜTFEN UYARILARI DİKKATE ALIN”

Teksas Valisi Greg Abbott bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, “Birçok kişi bu kasırgayı hafife alıyor, kendilerine büyük bir tehdit oluşturmayabileceğini düşünüyor. Lütfen uyarılara kulak verin ve mümkün olduğu kadar bölgeyi terk edin” dedi.

KASIRGALARIN HIZI TEHDİTLERİ BELİRLİYOR

Bölgeye kararan bulutlar, şimşek çakmaları, yıldırım düşmeleri ve ağır sağanak yağışlarla ulaşması beklenen Harvey Kasırgası, 5 ayrı kasırga kategorisi içinde 3’üncü kategoride yer alıyor.

ABD Ulusal Kasırga Merkezi’nin verilerine göre, birinci kategori kasırganın saatteki hızı 119-153 kilometreyi buluyor. Evlerin çatılarının uçmalarına, büyük ağaç dallarının kırılmalarına, sığ köklü ağaçların devrilmelerine yol açabiliyor. Enerji hatlarına da zarar veren kasırga yüzünden birkaç günlük elektrik kesilmelerine yol açabiliyor.

(ABD Başkanı Trump, yetkililerle kasırga tehlikesi için yapılan toplantıda)

İKİNCİ KATEGORİ

İkinci kategori kasırgada rüzgarın saatteki hızı 154-177 kilometreyi buluyor. Bu kasırga sağlam olarak inşa edilmiş yapılarda bile çatı ve cephelerde hasarlara yol açabiliyor. Çok sayıda ağaçların devrilmesine, yolların kullanılamaz hale gelmesine yol açabiliyor ve birkaç gün ile bir hafta arasında elektrik kesilmelerine neden olan hasarlara yol açıyor.

ÜÇÜNCÜ KATEGORİ

Hızı saatte 178-208 kilometreyi bulan üçüncü derece kasırga da yapılarda önemli derecede hasarlara yol açıyor, birçok ağaç köklerinden devriliyor ve yolların kullanılmaz hale gelmesine yol açıyor. Üçüncü kategori kasırga sonrasında elektrik ve içme suları birkaç gün ile birkaç hafta arasında kullanılamayacak duruma geliyor.

DÖRDÜNCÜ KATEGORİ

Saatteki hızı 209-251 kilometre arasını bulan dördüncü kategori kasırga gerçek anlamda bir felakete yol açıyor. İyi inşa edilmiş evlerin bile çatılarını ve duvarlarını yıkabiliyor, araçlara, ağaçlara çok önemli zararlar verebiliyor. Elektrik direklerini, köprüleri yıkabiliyor. Aylar boyunca sürecek elektrik kesilmeleri ve içme suyu yokluğuna da yol açan bu tür kasırganın vurduğu bölgeler haftalar ya da aylar boyunca yaşanamaz hale geliyor.

BEŞİNCİ KATEGORİ: TAM BİR FELAKET

Hızı saatte 252 kilometreyi bulup bunu daha da aşan beşinci kategori kasırga tam bir felaket yaşatıyor. Önüne kattığı her şeyi darmadağın edip parçalayan kasırga evleri, ağaçları yıkıyor, araçları sürüklüyor. Kasırganın vurduğu yerler aylarca yaşanamaz hale geliyor. Devrilen ağaçlar ve elektrik direkleri nedeniyle kara yollarında büyük oranda ve aylarca sürebilecek ulaşım sıkıntısı yaşanıyor.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Bakanlıktan yapılan açıklamada, dün öğleden sonra Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde anestezi altındaki 6 hastanın oksijen saturasyonlarında düşme görülmesi ve gaz sisteminde farklı bir koku duyulması üzerine ameliyatların derhal sonlandırıldığı ve hastaların yoğun bakıma alındığı ifade edildi.

“GAZLARIN KARIŞIM SEBEPLERİ ARAŞTIRILIYOR”

Yapılan tetkiklerde 4 hastanın durumunun iyi olduğunun değerlendirildiğinin aktarıldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Saturasyon düşüklüğü nedeniyle 2 hastanın tedavisi sürdürülmektedir. Hastalar yoğun bakımda tedavi görmekte iken, oksijen sisteminde aynı kokunun hissedilmesi üzerine tüm hastalar için merkezi oksijen sistemi kapatılmıştır. Bunun üzerine hastanede oksijen ihtiyacı olan toplam 25 hastanın aynı ilde diğer hastanelere sevkleri gerçekleştirilmiştir. Oksijen sisteminde meydana gelen bu hadise, savcılık ve AFAD yetkililerine intikal ettirilmiştir. Derhal harekete geçen AFAD tarafından yapılan gaz ölçümlerinde azot gazları içerisinde hidrojen sülfür ve karbonmonoksit gazı varlığı emareleri görülmüş olup bu ihtimal üzerinde durulmaktadır. Gazların karışım sebepleri geniş çaplı araştırılmakta, konuyla ilgili müfettiş incelemeleri ve raporlama çalışmaları ise halen devam etmektedir.”

Sağlık Bakanlığının açıklamasında, konuya ilişkin gerekli tedbirlerin alındığı ve soruşturmanın sonucunda yapılacak yasal işlemlerin kamuoyu ile ayrıca paylaşılacağı aktarıldı.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Haftalık haber dergisi L’Espresso, Suriye’den başlayıp, İtalya ve ABD’ye kadar uzanan, örgütün Avrupa’daki saldırılarının bağlantılarına ilişkin Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) ve İtalyan makamlarının yürüttüğü bir soruşturmanın bazı ayrıntılarını sayfalarına taşıdı.

“MANCHESTER’IN EMRİNİ DE AYNI KİŞİ VERDİ”

“Terörün işverenleri” başlığıyla duyurulan habere göre; İngiltere’nin Manchester kentindeki Arena konser salonuna yönelik 22 Mayıs’ta düzenlenen ve 22 gencin yaşamını yitirdiği saldırı ile İstanbul’da yılbaşı gecesi 39 kişinin ölümüyle sonuçlanan Reina saldırısının emri aynı kişi tarafından verildi.

ÜRDÜNLÜ GİZEMLİ TEKSASLI

Hürriyet’te yer alan habere göre; dergi, “gizemli bir Teksaslı” diye nitelediği bu şüphelinin, ABD’nin Dallas şehrinde yaşayan, Ürdünlü bir ailenin oğlu olarak bu ülkede doğan 40 yaşındaki Said Azzam Mohamed Rahim olduğunu yazdı.

FBI’ın soruşturmasının merkezinde yer aldığı belirtilen Rahim’in, örgütte “işveren” konumunda olduğu iddiasıyla Reina saldırısından 5 gün sonra Dallas’ta gözaltına alındığı, ancak DEAŞ’la bağlantısını inkâr etmesinin ardından serbest bırakıldığı kaydedildi.

Dergi, yalan beyanlarda bulunduğu tespit edilen Rahim’in, geçen Mart ayında yeniden gözaltına alınarak, tutuklandığını aktardı.

“GECE KULÜPLERİNİ DE HEDEF ALIN”

Derginin haberinde Teksaslı Rahim’in, 10 bine yakın örgüt elemanının, polisin dinlemesine takılmamak için kullandığı “Zello” programı üzerinden talimat verdiği belirtildi.

Buna göre Rahim, 16 Aralık’taki yazışmalarında “Türkiye’de yaşayan imanlı kardeşleri”ne seslenerek, DEAŞ’a sadakat yemini etmelerini ve sadece yöneticileri değil, sivilleri, turistik yerleri, limanları ve gece kulüplerini de hedef almaları emrini veriyor. Bundan iki hafta sonra Reina’ya saldırı düzenlenirken, FBI dedektifleri harekete geçerek, Rahim’i 5 Ocak 2017’de gözaltına alıyor.

Dedektiflerce sabaha karşı evi basılan Rahim’in tüm bilgisayar, telefon ve diğer bilgi içeren eşyalarına el konuyor. Ancak daha sonra serbest bırakılan Rahim, DEAŞ’ın Suriye-Irak birimlerine katılmak için Ürdün’e gitmekte iken Mart ayında tekrar gözaltına alınarak, cezaevine konuyor.

2 federal savcı ve bir grup FBI dedektifinin teknik takiplerden elde ettikleri delillerle yürüttüğü soruşturma sonunda, “detayları gizliliğini koruyan” bir iddianame hazırlandığı haberde yer verilen bilgiler arasında. 39 kişinin ölümü ve 79 kişinin de yaralanmasından sorumlu tutulan Reina saldırganı Abdulkadir Masharipov dahil toplam 56 DEAŞ üyesi hakkında iddianame hazırlanmıştı. 51’i tutuklu, 57 şüphelinin yargılanmasına 11 Aralık’ta başlanacak.

SURİYE’DEKİ ŞEYH VE İTALYA’DAKİ SORUMLU

Bu arada, Said Azzam Mohamed Rahim’in, Suriye’de yaşayan ve “Şeyh” diye anılan örgütün sözcüsü Ebu Muhammed el-Adnani’den icazet aldıktan aylar sonra Aralık’ta Reina katliamının; Manchester saldırısının emrini ise 2016 yazında verdiğine dikkat çekiliyor. DEAŞ’ın iki numaralı ismi olduğu bilinen Şeyh El-Adnani, ABD’nin kendilerinin düzenlediğini açıkladığı bir hava saldırısında geçen yıl Ağustos ayında Suriye’de öldürülmüştü.

DEAŞ’ın önde gelen mimarlarından olduğu belirtilen El-Adnani’nin, örgütün yurtdışı operasyonlarını ve sivillere yönelik “yalnız kurt” eylemlerini yönettiğinin belirlendiği açıklanmıştı.

Öte yandan ABD’deki soruşturma, İtalya’ya kadar uzandı. Habere göre, ABD mercileri, İtalyan muadilleriyle irtibata geçip, ülkenin kuzeyindeki Torino kentinde yaşayan 28 yaşındaki Mouner El Aoual‘ın, DEAŞ’ın Avrupa’daki en kanlı eylemlerinden biri olan Manchester saldırısıyla ilgili sorgulanmasını talep etti.

Bunun ardından DEAŞ’la bağlantısı ortaya çıkan El Aoual’ın tutuklandığı ve 4 aydır İtalya’da cezaevinde tutulduğu belirtildi.

2008 yılından bu yana bu ülkede yaşayan Fas asıllı İtalyan El Aoual’ın, geçen yıldan bu yana FBI’ın takibinde olduğu bildirildi.

ABD’deki soruşturmaya göre, “Mido” lakaplı El Aoual, yakınlarından gizli bir şekilde aylarca DEAŞ’ın iletişim ağını İtalya’dan yönetti; örgüte binlerce yeni üye kazandırdı ve Avrupa’daki saldırıların organizasyonunda rol aldı.

MANCHESTER EMRİ DE AYNI PROGRAMDAN VERİLDİ

Öte yandan haberde, İtalya’daki Mouner El Aoual ve ABD’deki Said Azzam Mohamed Rahim’in de bulunduğu sadece 5 kişinin söz sahibi olduğu kaydedilen “Zello” programı üzerinden, Mayıs 2017’deki Manchester saldırısının emrinin nasıl verildiğine de değinildi.

Buna göre Said Azzam Mohamed Rahim, 28 Ağustos 2016 tarihinde Zello’da bir sohbet başlatıyor ve burada ismi belirtilmeyen örgütün genç bir üyesinin “Şeyh, Büyük Britanya’da, Manchester’da, ama Müslüman olmayanlar arasında yaşıyorum ve onlar sayesinde iş buldum. Onları öldürmeme izin var mı? Bir bomba ile öldürülmeleri caiz midir?” sorusu gündeme geliyor.

Şeyh ise buna, Kur’an-ı Kerim’den olduğunu belirttiği bazı ifadelerle, “O bütün putperestlerle savaşın” diye icazet veriyor ve sözü ABD’li Rahim olarak, “Allah seni korusun. Manchester’daki gence dönüyorum: tamam, onları öldürebilirsin! Sivillere merhamet gösterme, git ve öldür onları” şeklinde emir veriyor.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

22.00 sıralarında, O-2 Otoyolu Okmeydanı katılımı yakınlarında meydana gelen kazada, 34 TAR 84 plakalı taksinin şoförü Nizamettin Sarıgül, İkitelli’den aldığı müşteriyi Sarıyer’e götürmek için yola çıktı. Okmeydanı katılımı yakınlarına geldikleri sırada taksinin sol arka tekerleği patladı. Sarıgül, lastiği değiştirmek için taksiyi emniyet şeridine çekti.

METRELERCE SÜRÜKLENDİ

Bagajdan levyeyi aldığı sırada, arkadan gelen 34 LA 7455 plakalı panelvanın sürücüsü Ufuk Bozkurt, hızlı bir şekilde Nizamettin Sarıgül’e çarptı. Panelvanla, taksi arasında sıkışan Sarıgül, metrelerce sürüklendi. Sarıgül olay yerinde hayatını kaybetti.

Taksi şöförü lastik değiştirirken feci şekilde öldü VİDEO

KİLOMETRELERCE TRAFİK OLUŞTU

Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Nizamettin Sarıgül’ün cesedi Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

Sarıgül’e çarparak ölümüne sebep olan panelvan sürücüsü Ufuk Bozkurt, gözaltına alındı.

Kaza nedeniyle O-2 Otoyolu Ankara istikametinde kilometrelerce trafik oluştu. Kaza yerinin temizlenmesinin ardından trafik normale döndü.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Kırgızistan meclisinde yapılan oylama sonucu ülkenin yeni başbakanı 40 yaşındaki Sapar İsakov oldu. Oylama ile hükümet programı, yapısı ve bakanlar kuruluna da onay verildi.

Kırgızistan’da 15 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerine katılacak Sooronbay Ceenbekov’un başbakanlık görevinden 21 Ağustos’ta istifa etmesinin ardından yeni başbakanı ve hükümeti belirlemek için 120 sandalyeli meclis olağanüstü toplandı.

İSAKOV, KIRGIZİSTAN’IN 28. BAŞBAKANI OLDU

Mecliste koalisyon hükümetini oluşturan Sosyal Demokrat Partisi, Kırgızistan ve Bir Bol Partileri, Meclis dışından Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı İdare Başkanı Sapar İsakov’u başbakan adayı olarak gösterdi.

İsakov, meclis oturumunda yeni hükümet programını okudu ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Geç saatlere kadar süren soru-cevap bölümünün ardından Meclis Genel Kurulunda yapılan oylamada, oturuma katılan 102 milletvekili İsakov’un başbakanlığı için “evet” oyu kullandı.

Hükümet programı, yapısı ve bakanlar kurulu güvenoyu alan İsakov, daha sonra yaptığı konuşmada, milletvekillerine teşekkür etti.

Bağımsızlığının 26’ncı yıl dönümünü 31 Ağustos’ta kutlayacak Kırgızistan’da Sapar İsakov, ülkenin 28’inci başbakanı oldu.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Bayram tatilinin 10 güne çıkmasının ardından denetimlerini sıklaştıran jandarma ekiplerinin uygulama noktalarından birine gelen Tümgeneral Güney, burada görev yapan ekiplerle ve sürücülerle bayramlaştı.

“FRENE DEĞİL, KURALA GÜVEN”

Tümgeneral Güney, yaklaşan 10 günlük Kurban Bayramı tatili süresince, vatandaşların güvenli bir şekilde seyahat etmeleri için karadan ve havadan denetimlerin sıklaştırıldığını belirterek, denetimlerin amacının sürücülerden kaynaklı hataların en aza indirilmesi olduğunu ifade etti.

Sloganlarının “Frene değil, kurala güven” olduğunu aktaran Güney, vatandaşların huzurlu ve güvenli bir şekilde seyahat etmeleri için görev yaptıklarını, alınan önlemlerin sürdürüleceğini söyledi.

Tümgeneral Güney, genel asayiş ve kamu düzeninin sağlanması ve terör örgütlerinin muhtemel eylemlerinin engellenmesi amacıyla önleyici ve caydırıcı tedbirlerin alınması kapsamında Jandarma Genel Komutanlığının ve Emniyet Genel Müdürlüğünün İçişleri Bakanlığı koordinesinde terör örgütlerine ve trafik canavarlarına savaş açtıklarını belirtti.

“BU BAYRAM CANAVARI YENECEĞİZ”

Yakınlarına bir an önce kavuşmak isteyenlerin trafikte acele ettiğini ancak bayram gibi güzel ve anlamlı günlerde acı yaşanmaması için trafik kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayan Güney, “Sürücü, yaya ve yolcuların trafik sistemi içinde dikkatli, duyarlı ve kurallara uygun davranmaları önem kazanıyor. Bizlerin başlıca görevi, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerini sağlamaktır. Bayramı kendimize ve sevdiklerimize zehir etmeyelim, kurallara uyalım. İnanıyorum ki biz bu bayram bu trafik canavarını yeneceğiz.” dedi.

Tümgeneral Güney, uygulama noktasında çevrilen bazı araçların sürücülerine, “Frene değil, kurala güven” sloganı yazılı el ilanı vererek, emniyet kemerinin ve kuralların önemini anlattı ve güvenli sürüş uyarısında bulundu.

Tümgeneral Fuat Güney, bazı sürücülerin ve uygulama noktasındaki jandarma ekiplerinin bayramlarını kutladı.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Nikki Haley, düzenlediği basın toplantısında, Birleşmiş Milletler Lübnan Görev Gücü Komutanı Tümgeneral Michael Beary’i Hizbullah’a göz yummakla suçlayarak “Hizbullah’ın silahlarını görmeyen ve etrafında olup biteni anlamayan UNIFIL komutanının utanç verici bir anlayış eksikliği var.” ifadelerini kullandı.

“HİZBULLAH, TV’DE SİLAHLARIYLA GÖVDE GÖSTERİSİ YAPIYOR”

UNIFIL’ın görevini etkili bir şekilde yerine getirmediğini ve Hizbullah örgütüne karşı pasif davrandığını söyleyen Haley, “General Beary, Hizbullah’ın silahının olmadığını söylüyor. Televizyonlarda silahları ile gövde gösterisi yapan Hizbullah’ın silahları, BM raporları ile kanıtlanmıştır.” diye konuştu.

Hizbullah’ın elindeki silahların, bölgenin güvenliği ve istikrarı için büyük bir tehdit olduğunu vurgulayan Haley, UNIFIL’de bazı değişikliklerin yapılmasının zamanının geldiğini belirtti.

UNIFIL KOMUTANI “KANIT YOK” DEMİŞTİ

UNIFIL Komutanı Beary, geçen çarşamba günü uluslararası bir medya kuruluşuna verdiği röportajda, İsrail ve ABD’nin, Hizbullah’ın kontrol ettiği bölgede silah kaçakçılığının olduğuna dair iddialarını ispatlayacak bir kanıtı olmadığını söylemişti.

İSRAİL-LÜBNAN SINIRI

İsrail ile Lübnan sınırında mayınlı bölge bulunuyor. Mayınlı bölgenin İsrail tarafında elektrikli teller ile çeşitli gözetleme ve istihbarat sistemleri bulunurken, Lübnan tarafında ise sınır hattını sadece eski dikenli teller koruyor.

Sınırın Lübnan tarafında güvenliği Lübnan ordusuyla birlikte Hizbullah militanları sağlarken, diğer tarafta İsrail ordusuna ait gözetleme merkezleri sınır güvenliğini sağlıyor.

İki ülke arasındaki “Mavi Hat” olarak isimlendirilen ve sınırın Lübnan tarafında kalan bölgede ise UNIFIL’e ait üsler ve devriye araçları bulunuyor.

LÜBNAN’DAKİ BARIŞ GÜCÜ

BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) 19 Mart 1978 tarihli 425 ve 426 sayılı kararlarına göre kurulan UNIFIL, Lübnan’daki İsrail güçlerinin çekilmesinin onaylanması, uluslararası barış, güvenlik ve Lübnan hükümetinin bölgedeki otoritesinin yeniden sağlanması amacıyla görevine başlamıştı.

BMGK’nın 11 Ağustos 2006 tarihli, 1701 sayılı kararına göre, UNIFIL’ın görev kapsamına “düşmanlıkların durdurulması, Lübnan’ın güneyindeki Lübnan silahlı kuvvetlerine eşlik ve destek olmak, sınırların güvenliğinin artırılmasında Lübnan güvenlik güçlerine yardımcı olmak” gibi maddeler de ilave edilmişti.

2006’daki İsrail-Lübnan savaşının ardından ülkedeki asker sayısı artırılan UNIFIL bünyesinde 1 Haziran 2017 itibarıyla 40 farklı ülkeden 10 bin 583 asker görev yapıyor.

BMGK, Ağustos 2016’da düzenlediği toplantıda, UNIFIL’ın görev süresinin 31 Ağustos 2017’ye kadar uzatılmasını oy birliğiyle kabul etmişti.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}

Kemalpaşa Belediye Başkanlığınca ilçe meydanında düzenlenen kutlama programında vatandaşlar tulum ve kemençe eşliğinde horon oynayıp, türkü söyleyerek sevinçlerini ifade etti. Havai fişek gösterilerinin yapıldığı programda yöresel sanatçılar konser verdi.

“EMEKLER YERİNİ BULDU”

Artvin Valisi Ömer Doğanay, programda yaptığı konuşmada, 25 Ağustos 2017 tarihinin Kemalpaşa için bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Yaklaşık 38 yıl sonra ilçe olma mutluluğunun yaşanmasında emeği olan herkese teşekkür borçlu olduklarını dile getiren Doğanay, şöyle devam etti:

“Sarf edilen emekler yerini buldu, hayırlı uğurlu olsun. Sayın Cumhurbaşkanımız Sarp Sınır Kapısını ziyaretlerinde hiç kimseden bir talep gelmeden kendileri Kemalpaşa’nın ilçe olması işinin tamamlanması için Sayın İçişleri Bakanımıza ve bana talimat verdi. 7 Ağustos’ta verilen emir sonrası 25 Ağustos’ta Kemalpaşa ilçe oldu. Artvin Valisi olarak Artvin halkı adına Sayın Cumhurbaşkanımıza hürmetlerimizi arz ediyorum.”

“SİYASİLER YILLARCA BUNUN KAVGASINI VERDİ”

AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla ise Kemalpaşa’nın yıllardır kurduğu hayalin gerçekleşmesini görmekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Artvin’e yapılacak güzel şeyler herkesin ortak paydası. Yılladır tüm siyasi partiler buranın ilçe olmasının kavgasını vermiştir. Hiçbir ayrım gözetmeden tüm siyasi partilerin gözettiği ortak payda Kemalpaşa’nın ilçe olmasıydı. Bu ortak paydayı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Allah birlik beraberliğimizi bozmasın.” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANIMIZ DA BUNA İNANDI”

Artvin’in 7 yıllık iktidar milletvekili olarak bu güne kadar en çok sevindiği olayın Kemalpaşa’nın ilçe olması olduğunu ifade eden Kışla, şöyle devam etti:

“Kemalpaşa’nın ilçe olmasının gerekliliği tüm detaylarıyla Cumhurbaşkanımıza anlattık. Cumhurbaşkanımız da buranın ilçe olması gerektiğine gerçekten inandı. Cumhurbaşkanımız yüzlerce miting yaptı. Hiçbir yerde bir yeri ilçe ya da il yapacağı vadini duymayız. Bu görüşmelerimizin sonrası 30 Mart yerel seçimleri öncesi Artvin’de mitingde Kemalpaşa’yı ilçe yapacağının sözünü verdi. Son olarak Sarp Sınır Kapısı ziyaretinde İçişleri Bakanına talimat verdi ve kanun hükmünde kararnameyle Kemalpaşa ilçe oldu.”

CHP’Lİ BAYRAKTUTAN: “BU AKŞAM SİYASET YOK”

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ise yıllardır Kemalpaşa’nın ilçe olmayı beklediğini dile getirerek “Bu akşam siyaset yok. Siyasi kimliğimi Rize il sınırında bıraktım. Çıkıp bizimkiler iyi demenin alemi yok. Hükümete teşekkür ediyoruz. Bu akşam buraya bu sevinci yaşamaya geldik. Genel başkanımızın da sizlere selamı var. Bu topraklarda sağcı çıkar, solcu çıkar, devrimci çıkar, ülkücü çıkar ama vatan haini çıkmaz. Sadece ilçe yapmak yetmez. Adliye de gerekir Kemalpaşa’ya. Artık Kemalpaşa’nın köyünden bir adam sabıka kaydı için Hopa’ya gitmeyecek.” şeklinde konuştu.

Yıllardır bekledikleri ilçe olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Akçiçek ise başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Artvin Valisi Ömer Doğanay ve milletvekillerine teşekkür etti.

Programa kaymakamları, belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı.

.fr{
float:right;
}
.vidyorum{
padding-top:0px;
margin-top:-20px;
font-size:10px;
font-weight: normal;
}
.testimonial-content{
padding:6px 10px 6px 10px;
}
.yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; }
.testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; }
.vybaslik{
color: #3f5fbf;
font-weight: bold;

}

function videoYonlendir(id){
window.open(“http://videonuz.ensonhaber.com/y/” + id);
}